Afganistan’da doğrusu neler oluyor? Afgan aktivist CNN TÜRK’te perde arkasını anlattı

0
3
Afganistan'da doğrusu neler oluyor? Afgan aktivist CNN TÜRK'te perde arkasını anlattı
Afganistan'da doğrusu neler oluyor? Afgan aktivist CNN TÜRK'te perde arkasını anlattı

“YAĞMA VE ŞİDDET OLAYLARI AZALDI FAKAT TEHDİT SÜRÜYOR”

Hilken Doğaç Boran: Afganistan’daki güvenlik durumu nedir? Güvende hissediyor musunuz?

Pashtana Durrani: Geçtiğimiz birkaç günde güvenlik tekrar görev edildi diyebilirim. Bundan Böyle daha az yağma, korkutma, insan kaçırma vs. var. Lakin insanlar böyle olayları resmi olarak bildirmekten de korkuyor. bununla birlikte çoğu hikaye duyuyoruz. Taliban adı aşağıda kapı kapı gezip evlerdeki her şeyi alanlar olduğu bahis ediliyor. Taliban’ın bunu yaptığı vakalar da var, bunları doğruladık fakat tümü benzer yok. genelde güvenlik durumu iyi. Ama yağma olayları sürüyor. Taliban’ı bırakın Taliban numarası yapanlar var. “Bunu yapmıyoruz” diyorlar ama yapıyorlar.

“TALİBAN KADINLARA HAKLARINI VERMEDEN GÜVENMEM”

Hilken Doğaç Boran: Taliban’ın bahis ettikleri gibi değiştiğine inanıyor musunuz? Bir Basın toplantısı yaptılar biliyorsunuz. Değiştiklerini, kadınlara haklar tanıyacaklarını söylediler. Ne düşünüyorsunuz?

Pashtana Durrani: Bence PR anlamında değiştiler. Bundan Böyle daha iyi PR yapıyorlar. İngilizce konuşan kişiler bulmuşlar. Lakin kadın hakları ve eğitimden bahsediyorlar. Herat’taki kadınların, Kandahar’da özel okullardaki kızların eğitim görmesine müsade verdikleri zaman laflarına inanırım. Kadınlar işe gitmeye başlarsa onlara güvenirim. Ama şimdi onlara güvenmiyorum.

Hilken Doğaç Boran: Kadın hakları konusunda bu dek zorlukla kazandığınız haklarınızı koruyabileceğinizi düşünüyor musunuz? Düşünmüyorsanız bu konuda ne yapmayı planlıyorsunuz?

Pashtana Durrani: Bakın o ya da bu şekilde denemek zorundayız. Çalışmayı bırakamayız. Okulları kapatırlarsa çevrimiçi okullar açarız. Bunun için stratejimiz hazırlanmış. Farklı çözümler üzerinde çalışıyoruz. Afgan kadınının sesini dışarı taşıyıp, duyulduğundan emin olacağız. Taliban sırf başa geldi diye istedikleri her şeyi yapacaklar seslenmek değil. Bu ülke sivillerden oluşuyor. Ve onların bize hizmet etmesi, bizim onlara hizmet etmememiz için her şeyi yapacağız. Sırf savaş yoluyla tüm devlet dairelerini ele geçirdiler diye her şeyi onların eline bırakmayacağız. Bizzat ders verdiğim kızların okuması, seslerini duyurması ve çalışabilmesini karşılamak için planlar yapıyorum.

“KASIT ALINSAM DA DİRENECEĞİM”

Hilken Doğaç Boran: Bu bahsettiğiniz koskocaman bir girişim. Bulunduğunuz yerden bunu yapabilmekte büyük yiğitlik ister eminim. Ama ya bu yüzden niyet alınırsanız? Bu işi ne kadar ileri götürmeye hazırsınız?

Pashtana Durrani: Bakın derhal bütün kadınların sırtında zaten gaye var. Ülke uluslararası basında da geniş yer buluyor. Bu yüzden bu platformu göstermek zorundayız. Dünyanın gözü buradayken bunu değerlendirip Taliban’a bayan hakları ve eğitim haklarını kabul ettirmeliyiz. Etmezlerse bir şekilde dayanmak zorundayız. Kanada Taliban’ı resmi olarak tanımayacağını söyledi örneğin. Taliban bu açıklamadan daha sonra stratejisini denetlemek zorunda kalır mesela. Çünkü Afganistan dış yardıma yoksul bir ülke. Destek olmazsa yoksulluk olur. Destek alabilmek için bayan haklarını benimsemek zorundalar. Eğer etmezlerse o vakit da hükümetleri resmen tanınmamalı. Hükümet dediğiniz kapsayıcı olmalı. Toplumu temsil etmeli. Eğer toplumun yarısını yok sayıyorlarsa o vakit ne anlamı var ki? Şahsen niyet alınsam da direnmeye devam edeceğim. Diğer yolumuz değil. Etraflarından dolaşamayız. Mecburen ittireceğiz.

“TALİBAN KABİL’DE ÖZGÜRLÜKÇÜ GÖRÜNMEYE ÇALIŞIYOR”

Hilken Doğaç Boran: Taliban yönetimi devraldıktan daha sonra durumun düzelmeye başladığını söylediniz. Lakin büyük şehirlerde olmasa da Uluslararası basının erişemediği vilayetlerden birçok işkence haberi geliyor. Bu konudaki görüşleriniz nedir? Taliban sizce büyük şehirlerde ve vilayetlerde öbür mı davranıyor? Burada ikili mi oynuyor?

Pashtana Durrani: Evet muhakkak. Bunu sorduğunuz için teşekkürler. Kimse bundan bahsetmiyor. Kabil’de gördüğünüz Taliban’ın lider kadrosu. Çok esnekler. Bayağı, liberal ve kapsayıcı görünmek istiyorlar. Lakin vilayetlerdeki Taliban milisleri ayrı ırk. Silahlarını halkın gözüne sokuyorlar, halka emir vermeye, kurallarını dayatmaya bayılıyorlar. Geçmişte de bunu yapıyorlardı, şimdide böyle bir ikili oyun dönüyor. Kabil’de kadınların eylem yapmasına müsade veriyorsanız Herat’ta kızların okula gitmesine neden karşısınız? veya Kandahar’da kızların özel okula gitmesine neden izin vermiyorsunuz? Bunların hepsi öbür senaryolar, hepsini anlamalıyız. Kabil’de kızlar okula gidiyor ama Herat’ta kadınlar Üniversite’ye alınmıyor. İkili bir oyun bu. Uluslararası basın da Kabil’de olduğu için herkes “baksanıza ne kadar da özgürlükçüler” diyor. Fakat vilayetlerde durum oldukça farklı.

“ÇEKİLMEK UĞRUĞUNA ÜLKEYİ KAOSA SÜRÜKLEMEK OLMAZ”

Hilken Doğaç Boran: Birçok kişi milletlerarası kamuoyunun Afgan halkını Taliban’ın ellerine terk ettiğini düşünüyor. Bilhassa de ülkeyi ele geçirmeleriyle birlikte. Siz ne düşünüyorsunuz? Uluslararası kamuoyuna ne mesaj saptamak istersiniz?

Pashtana Durrani: Milletlerarası kamuoyu Doha anlaşmasını meşrulaştırarak bizi terk etti. Taliban’ın sivilleri katletmesini meşrulaştırdılar. Yozlaşmış Afganistan hükümetinin sivilleri suiistimal etmesini meşrulaştırdılar. Ülkeden çıkmak pahasına her şeyin önünü açtılar. Afganistan halkını geride bıraktılar. Onlar yüzünden ıstırap çekiyoruz, kan döküyoruz. Bunların tümü çok kayda değer. Askerlerini ülkeden çekmelerine takılmamalıyız kendimce. Geçmişte de sahada askeri varlıkları yoktu ama Afganistan şehirleri domino taşları gibi düşmüyordu. Şunu anlamalıyız: Taliban, yabancıların varlığını kullanarak saflarını genişletti. Bu bizim için kötü bir koşul. Yabancı askerler bu durumu teftiş altına alabilmek için fazla önce çekilmeliydi. Bu yeni Taliban askerlerinin motivasyonunu da kırardı. Sahada asker olması çok bir şey açıklama etmiyor. Taliban ile anlaşmayı meşrulaştırmaları fazla daha endişe verici, çok daha dehşet oldu. Bunu yaptılar. Dünya liderlerinin bunu yapması beni üzüyor. Eğer insan haklarını savunduğunuzu iddia ediyorsanız, dünyaya liderlik etme gayeniz varsa, bir ülkeyi böyle kaosa terk etmek, sırf ülkeden çekilmek için birkaç saat içinde çökecek ışık halkası getirmek olur mu? Bu iş böyle yapılmaz.

“GANİ VE DANIŞMANLARI YILLARDIR ÜLKEYİ YAĞMALIYOR”

Hilken Doğaç Boran: Siyasi uzlaşmadan bahsettiniz. Bildiğiniz gibi Cumhurbaşkanı Eşref Gani Taliban Kabil’e girince kayıplara karıştı. sonra Birleşmiş Arap Emirlikleri’nde ortaya çıktı. İddialara göre yanına çantalar dolusu milyonlarca dolar var. Bu size neler hissettiriyor?

Pashtana Durrani: Afganistan’da da bunu yaptı fakat. Resmi Olarak ülkeyi yağmaladılar. Tüm yardım fonlarını sömürdüler. Danışmanları da aynısını yaptı. Televizyonda gördüm hepsini. Hükümetinin, danışmanlarının ve sahadaki çalışanlarının yolsuz olduğunu unutmamalıyız. Ama bununla beraber siyasi süreci de anlamalıyız. Önce demokrasi için lobicilik yapıp, sonra ülkeyi başka biri ele geçirince cumhurbaşkanını yurt dışına kaçırmak demokrasiyle dalga geçmek seslenmek oluyor. Seçmenle dalga geçmek oluyor. Ülkeyi yalnızca kaçtığı gün yağmalamadı yani. Düzenli olarak senelerdir bunu yapıyor. Bu süreçte tüm liderler benzer şeyi yaptı. Taliban savaşçıları sivilleri taciz ediyor, masumları öldürüyor. Liderlerimiz yolsuzluk içinde. Siyasi çıkarları için bir şekilde güce tutunmaya çalışıyorlar. Afganistan halkı da bu çekişmenin ortasında acı çekiyor.

Hilken Doğaç Boran: Bize süre ayırdığınız, cesaretiniz ve bizimle kararlı duruşunuzu paylaştığınız için teşekkür ederim.

Pashtana Durrani: Ben teşekkür ederim.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here