Akşener: Madem açı doyuramıyorsun, o vakit tedavi de yol da belli

0
11
Akşener: Madem açı doyuramıyorsun, o vakit tedavi de yol da belli
Akşener: Madem açı doyuramıyorsun, o vakit tedavi de yol da belli

Akşener, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, hükümetin Kovid-19 salgını sürecini yönetemediğini, böylece de toplumun ağır bedeller ödediğini ileri sürdü. Meral Akşener, aşı tedarikinin bu sürecin en ağır fiyaskosu olduğunu, bir türlü alternatifli bir aşı sepetinin oluşturamadığını öne sürdü.

Kovid-19 aşısını bulan Prof. Dr. Uğur Şahin ve Prof. Dr. Istek Türeci’in insanlığa çok büyük bir hizmette bulunduğunu vurgulayan Akşener, “İYİ Parti grubu olarak TBMM’den, Türklerin gururu olan bu iki bilim insanımızı insanlığa ve bilim dünyasına yaptıkları katkılardan nedeniyle Nobel’e namzet göstermesini talep edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’IN NATO ZİRVESİNDEKİ TEMASLARI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın NATO zirvesindeki temaslarını değerlendiren Akşener, şöyle devam etti:

“Daha düne kadar, verip veriştiği NATO, bir anda değerli oldu. Daha pazar akşamına kadar bakanlarından tutun da atanmış bürokratına kadar bu arkadaşların tamamı, ‘Muhalefetin dostu Biden’ diyorlardı. ‘Hayın Biden, zalım Biden’ diyorlardı. Daha Sonra ne oldu? Pazartesi oldu ve basın toplantısında Sayın Erdoğan, Amerikan Başkanı için ne dedi? ‘Dostum Biden’ dedi. Dünün ‘eyyyy Biden’ı bugünün ‘dostum Biden’ı oluverdi. İşte size Sayın Erdoğan’ın bipolar dış politika anlayışının son örneği. İşte size, kanka diplomasisinin Türkiye’yi getirdiği son nokta. Allah sonumuzu hayretsin.”

Medyada Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “NATO Zirvesi’nde Biden’e, 24 Nisan soykırım iddiasını da soracağım.” şeklinde sözlerinin yer aldığını aktaran Akşener, “Yani arkadaş oraya had bildirmeye gidiyordu. Yani dost oraya hesap sormaya gidiyordu. Sorabildi mi? Soramadı. Soramadığı gibi bundan başka basın toplantısında ‘Hamdolsun, 24 Nisan konusu gündeme gelmedi.’ dedi. Şu zayıflığa bakar mısınız? Hesap soramadığı gibi diğer taraftan hamdolsun çeken şu ezikliğe bakar mısınız? Büyük düşman Biden’den, dostum Biden’a savrulan şu ruh haline bakar mısınız? Dost, böyle bir yüzsüzlük olabilir mi? Böyle bir disiplinsizlik olabilir mi? Böyle devlet insanlığı olabilir mi? Yazıklar olsun.” biçiminde konuştu.

Akşener, bütün ülkelerle müşterek çıkarlarının öne çıkartıldığı, ticaretin öncelendiği, kurumsal bir çerçevede sürdürülen, onurlu ilişkileri desteklediklerini söyledi. Alan ülkeleri başta elde etmek üzere, Avrupa Birliği ve ABD ile olan ilişkilerin de bu ciddiyetle yapılmasını isteyen Akşener, şöyle devam etti:

“Bu arkadaşların garip zihniyetleri doğrultusunda iç politikada siyasi rant devşirmek için ilişkileri gerim gerim gerip sonra da iddiaya göre soykırım yalanı açıklamasını yutma pahasına yaptıkları bu harika geri vitesin sonucunda olacakları fiilen merak ediyorum. Örneğin geçtiğimiz hafta, ABD’yi, Türkiye’nin en büyük milli güvenlik sorunu olarak ilan eden, havuz medyası bu yakınlaşmayı nasıl yorumlayacak merak ediyorum. S-400’lerin, bir şekilde tatbik dışı bırakılması durumunda senelerdir az daha Rusların amigoluğunu yapan siyasetçi ve gazetecilerin nasıl tepki vereceğini merak ediyorum. Rus donanmasının, Doğu Akdeniz’e girişini savunanların veya Çin’le Türkiye’yi, stratejik iki taraflı haline getirmek isteyenlerin akıbetini merak ediyorum. Örneğin ’15 Temmuz’un arkasından Amerika var.’ diyen ve son günlerde nedense o kadar ortalıkta gözükmeyen İçişleri Bakanının tutumu ne olacak merak ediyorum. Minik müşterek, siyasi kıvraklıkta Sayın Erdoğan’a armoni sağlamış görünüyor. Kendisinin, daha önce sineye çektiklerini göz önünde bulundurunca sözde soykırım yalanını da sineye çekmesini yadırgamıyoruz. Fakat örneğin minik ortak bu işlere ne diyecek sahiden merak ediyorum.”

Amerikan Başkanı ile yapılan görüşmenin sonuçlarını zaman içinde daha iyi tahlil edilebileceğini dile getiren Akşener, hükümetin görüşmeyle ilgili TBMM’yi bilgilendirmesini istedi. Erdoğan-Biden görüşmesinde çevirmen olarak genç bir kızın olduğunu bildiren Akşener, orada konuşulanların TBMM’ye getirilmesi ve paylaşılmasının imkanının kaldırıldığını ileri savundu.

“TÜRKİYE’DE TEK BİR GENCİMİZ BİLE İŞSİZSE ONA İŞ BULACAKSIN”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçen haftaki grup toplantısında kullandığı “aç olanları da buyurun siz doyuruverin” sözlerini aktaran Akşener, bu ifadelerin bir Cumhurbaşkanı kadar kullanılmasını içten bulmadıklarını söyledi. “Sayın Erdoğan, ‘Komşun açken sen tok yatamazsın’ düsturunu ne ivedi unuttun. Dönüp diyorsun oysa ‘Sen doyur.’ Sen bostan korkuluğu musun? İn oradan, gör nasıl doyurulur? Nasıl istihdam oluşturuluyormuş?” diyen Akşener, bu tarihe geçecek nitelikteki sözlerin “kibrin, milletine yabancılaşmanın, gerçeklerle bağını koparmanın, kendisine güvenip oy veren aziz millete yapılan açıkça bir ihanetin ibretlik devlete ait” olduğunu savundu. Akşener, şöyle konuştu:

“Sayın Erdoğan, ağzından çıkanı kulağın duysun. Sen bu ülkede iktidarın başısın. Vatandaşın dertlerini red edemezsin. Milletimizin zor durumuyla dalga geçemezsin. Türkiye’de tek bir vatandaşımız bile geçimini sağlama sıkıntısından geceleri uyuyamıyorsa sen de uyumayacaksın. Türkiye’de tek bir insanımız bile yatağına aç giriyorsa sen de tok yatmayacaksın. Türkiye’de tek bir gencimiz bile işsizse ona iş bulacaksın.

Emeklimiz, çiftçimiz, memurumuz, çalışanlarımız güç durumdaysa gerekeni yapacaksın; yapamıyorsan gideceksin, yerine yapacaklar gelecektir. Sen işini yapmıyorsan, milletten aldığın yetkiyi, sarayda sefa sürmeye kullanıyorsan, milletimizin derdinin vebali de utancı da sana aittir. Bu gaflet doymuş sözler, sahiden bir itiraftır. Sayın Erdoğan sahiden ‘Benden bir yol olmaz.’ diyor. ‘Ben sefaya öyle bir alıştım oysa artık benden fakire, fukaraya, işsize, bir menfaat dokunmaz.’ diyor. ‘Beni salın, bana dokunmayın.’ diyor. Dokunacağız dost. Hiç kusura bakma, dokunacağız ve o doymak bilmeyen, milletimizi hakir görebilen çarpık zihniyetinden kurtulacağız. Tek adam rejiminden de kurtulacağız. Milletimizin helal oyuyla sandıkla demokrasi, hukuk ve adalet içiresinde kurtulacağız. Halk Müziği ettiğin hakaretleri farkında olan. Söylenenleri bir bilsen, senin tam yerinde olmak istemezdim. Bu kafayla gidilirse tek alacağınız şey tezkere bunu da söylemiş olayım.”

“SANDIĞI GETİRECEKSİN, MİLLET YETKİYİ VERECEK, BİZ DE GEREĞİNİ YAPACAĞIZ”

Erken seçim çağrısında yer alan Akşener, “Madem işini yapmıyorsun o vakit tedavi muhakkak, sandığı getireceksin biz de gereğini yapacağız. Madem işini yapmıyorsun, açı doyuramıyorsun, yönetmeyi beceremiyorsun, o vakit tedavi de yol da belirlenmiş. Sen sandığı getireceksin, millet yetkiyi verecek, biz de gereğini yapacağız. Sen gölge etmeyeceksin biz de memleketi düze çıkartacağız.” ifadelerini kullandı.

Seçime hazırlanmış olduklarını, 3,5 yıldır bunun için çalıştıklarını dile getiren Akşener, onun için koltuk döşemelerini değil ayakkabıları eskittiklerini söyledi. Akşener, “Sandığı getirdiğinde göreceksin ama umutsuz bıraktığın gençlerimiz en iyisini bilir. Çileye terk ettiğin EYT’li kardeşlerim en iyisini bilir. 3600 ilave gösterge mağduru polisimiz, afiyet çalışanlarımız ve öğretmenlerimiz, en iyisini bilir. Enflasyona ezdirdiğin, işçilerimiz, memurlarımız, emeklilerimiz en iyisini bilir. Borç batağına sapladığın esnaf kardeşlerim, çiftçi kardeşlerim, en iyisini bilir. Açlığını, yokluğunu, yoksulluğunu, alay konusu yaptığın bu büyük halk, emin ol, en iyisini bilir. Sen yeter ama sandığı getir, milletimiz ne yapacağını çok iyi bilir. Buyur, hodri meydan.” diye konuştu.

“KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİ SÜRESİ UZATILSIN”

Çalışan ve işverenlerin zor durumda olduğunu öne süren Akşener, kısa alıştırma ödeneğinin ay sonunda biteceğini, 1 milyon 300 bin çalışanın bu imkandan faydalandığını, kısa egzersiz ödeneği sonlandırılması durumunda bu insanlardan önemli bir bölümünün işsiz kalma riskiyle karşısında karşıya olacağını kaydetti.

Kısa egzersiz ödeneğinin süresinin uzatılmasını isteyen Akşener, yaz aylarında havaların ısınması ve aşılamanın artmasıyla hayatın normale dönmesinin beklendiğini ancak hayatın normale dönmesinin borca doymuş olan işletmelerin de normale döneceği anlamına gelmediğini belirtti.

Pandeminin etkisiyle sıkışan tüm işletmelerin ayrıntılı bir rehabilitasyon programına ihtiyacı olduğunu dile getiren Akşener, “Bu rehabilitasyon programı zarfında mutlaka kredi borçları yapılandırılmalı, bir yıl ödemesiz elde etmek üzere 5 yıla yayılmalıdır. Aidat borçları yapılandırılmalı, bir yıl ödemesiz elde etmek üzere 5 yıla yayılmalıdır. Toplu işten çıkarmaları alıkoymak için bir sene süreyle vergi ve sigorta teşviki sağlanmalıdır. Yani tüm işletmelere bir takvim toparlanma ve nefes alma süresi verilmelidir.” önerisinde bulundu.

Akşener, konuşmasının bir bölümünde Zonguldak Şehit Aileleri Derneği Başkan Yardımcısı Cihan Köktürk’ü kürsüye ziyafet etti. Köktürk’ün gerisinde konuşmasına kaldığı yerden devamlı Akşener, şehit ailelerinin geçimini sağlama, barınma, ulaşım, eğitim ve gelecek derdinin olmaması gerektiğini, devletin şehit ailelerini refah içerisinde yaşatacak imkanının olduğunu söyledi.

Adıyaman ve Zonguldak ziyaretini anımsatan Akşener, vatandaşların sıkıntılarını yerinde gördüklerini, çiftçi ve esnafın çok mağdur durumda olduğunu bahis etti. Akşener, “Sayın Erdoğan, madem bize inanmıyorsun, madem yalan söylediğimizi düşünüyorsun, o zaman bir sıkıntı o sarayından çık, git esnafın dükkanına, dertlerine kulak ver. Beş maaşlı danışmanlarının önüne koyduğu Türkiye fotoğrafı sahte. Gerçekleri bakmak zorundasın. Sana o makamı değerinde gören bu aziz milletin halini bakmak zorundasın. ‘Aç yok’ diye inkar ederek derdini dinlediğimiz esnafımıza ‘rol yapıyor’ diyerek gerçeklerden kaçamazsın. Unutma, gerçeklerin elbet bir gün gün ışığına çıkmak gibi enkaz bir huyu vardır. Bugün red ettiğin o gerçekler, gün gelir döner dolaşır sandıkta yakana yapışır. Bunu böyle bilesin.” dedi.

Hayvancılıkla uğraşanların da önemli sorunlarla uğraş ettiğini dile getiren Akşener, hükümetin attığı olumlu adımları desteklediklerini belirtti. Meral Akşener, gübre desteğinin dekar başına 8 lira arttırıldığını, patates üreticilerinin elinde kalan patateslerin bir bölümünün satın alındığını, kuraklık nedeniyle buğdaya, arpaya, kırmızı mercimeğe100 lira da olsa prim verildiğini, TARSİM poliçelerindeki katılım oranının yüzde 30’dan yüzde 20’ye çekildiğini, bu adımlardan milletin üstünlük gördüğünü açıklama etti.

“TOPLAM YUMURTA İHRACATINDA YÜZDE 60 DÜZEYİNDE BİR DÜŞÜŞ OLDU”

Türkiye’de etkisini sürdüren kuraklık tehlikesine dikkati çeken Akşener, bu sürecin iyi yönetilmemesi durumunda ham sütün 5-6 liraya, kırmızı et ve karkasın da 50 liraya alınmak zorunda kalınacağı uyarısında bulundu.

Her hafta yem fiyatlarına çuval başına 5 lira zam geldiğini belirten Akşener, “Süt yeminin çuvalı yani 50 kilosu 160 liraya, besi yeminin çuvalıysa 150 liraya dayandı. Yani keza süt hayvancılığı ayrıca de besi hayvancılığı yapanlar zor durumda. Besiciler, Kurban Bayramı’nı ve oluşacak piyasayı beklerken süt üreticileri de haziran sonu açıklanacak ham süt fiyatını bekliyor. Buradan uyarmak istiyorum. Sakın ola ham sütün fiyatını A kalite için 4 liranın aşağıda açıklamayın. Bunun altında bir fiyat verirseniz ya piyasalar sizi dinlemez ya da süt inekleri kesime gider. Daha Sonra iş kontrolünüzden çıkar. Sanayiciler dahil cümbür cemaat hasar eder.” diye konuştu.

Akşener, anında Et ve Süt Kurumunun sahaya inmesini, piyasada işlem gören ve sanayiye dışarı giden günlük 25-30 bin ton ham sütün minimum 5-6 bin tonunun en az 4 liradan satın alınmasını önerdi.

Tavukçuluk sektörünün durumuna değinen Akşener, izlenen hatalı politikalar sebebiyle ihracat pazarında kayıplar yaşandığını bahis etti.

Akşener, 2018 yılında yaklaşık 6 milyar adet ve 361 bin ton olarak gerçekleşen yumurta ihracatının, 2020 yılında 3 buçuk milyar adete ve 218 bin tona düştüğünü, toplam yumurta ihracatında yüzde 60 düzeyinde bir düşüş olduğunu kaydetti.

öte taraftan Akşener, partisinden istifa eden Başkalaşım Partisi Genel Başkan Yardımcısı Özkan Erdoğan ve eşi Aynur Erdoğan’a İYİ Parti rozetini taktı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here