Almanya’daki doktorlar konuşamaz dedi! Şifayı Türkiye’de buldular

0
4
Almanya'daki doktorlar konuşamaz dedi! Şifayı Türkiye'de buldular
Almanya'daki doktorlar konuşamaz dedi! Şifayı Türkiye'de buldular

Almanya’nın Stuttgart kentinde yaşamış Havva ve Mal Varlığı Ekiz çiftinin 7 yaşındaki oğulları Yavuz Selim’e, 3 yaşında konuşma geriliği ve gelişim bozukluğu teşhisi konuldu. Yavuz Selim’in konuşması için hastane hastane gezen çift, yaşadıkları ülkede uzun çabalarına karşın çocukları için bir umut bulamadı. Bir zaman Almanya’da sinyâl dili eğitimi bölge Yavuz Selim’in konuşamayacak olmasını kabullenemeyen anne  Ekiz ailesi yeni arayışlar içerisine girdi. Umudunu yitirmeyen aile, sosyal ağ üzerinden yaptıkları araştırmalarda anne Ekiz, Kocaeli’nin Başiskele ilçesinde bulunan Atlantis Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi ile karşılaştı. Merkezde aynı problemlerde çocukların büyük gelişim kaydettiğini gören Havva Ekiz, 3 sene önce oğlu Selim ile Türkiye’nin yolunu tuttu. Merkezde eğitimine başlanılan Selim, 1 haftalık eğitimle 4 yaşında ilk önce “Baba” dedi. Oğullarında gördükleri gelişim karşısında büyük sevinç yaşayan Ekiz ailesi, her fırsatta Türkiye’nin yolunu tutuyor. 3 yılda 10 defa Türkiye’ye gelerek rehabilitasyon merkezinde eğitim bölge Yavuz Selim’in tutum problemleri büyük ölçüde azaldı, konuşmaya başladı. Çocuklarının gelişimi karşısında büyük sevinç yaşayan aileler, çocukları aynı durumda olan ailelerin umutlarını yitirmemesi gerektiğini söyledi.

Karın ağrısı şikayetiyle kaldırıldığı hastanede kalbi duran Güler, hayatını kaybettiKarın ağrısı şikayetiyle kaldırıldığı hastanede kalbi duran Güler, hayatını kaybetti


 
BABA KELİMESİ DEVAMLİ GELMEMİZİN İŞARETİYDİ

Her fırsatta Türkiye’ye gelerek eğitim aldıklarını ve oğlunun büyük gelişme gösterdiğini ifade eden anne Havva Ekiz, “Oğlum Selim’e 3 yaşındayken global gelişim bozukluğu teşhisi konuldu. Selim’in bebeklik süreci fazla zorlama süreçten geçti. Çok ağlıyor, çok bağırıyordu, tutum problemleri, sinirsel süreçlerimiz oluyordu. Çaresizliğimden, oğlum 4 yaşındayken sosyal medyadan araştırma yaptım ve burayı buldum. İlk gelişimizde 10 günlük bir işlem için geldik. 10 günlük süreçten önce Selim’in çıktısı ‘anne” oldu. Bu 10 günlük süreçten daha sonra duyduğumuz en güzel sözcük ‘baba’ oldu. Baba kelimesi de bizim buraya devamlı olarak gelmemizin bir işaretiydi. 1 aylık, 2 haftalık, kış sezonu, yaz döneminde her bulduğumuz fırsatta babası ile dönüşümlü olarak buradayız. Bir anne olarak duygularımı hiçbir zaman ifade edemem. Çünkü çok mutluyum. Buradan döndüğümüzde aldığım tepkiler bana enerji veriyor. Oğlumla kibir duyuyorum” dedi. 


 
TARİFSİZ BİR DUYGU 

Oğlundan 4 sene sonra ‘baba’ kelimesini duyduğunda büyük sevinç yaşadığını bildiren baba Servet Ekiz ise, “Oğlumun şu lahza kullandığı kelimeler, buraya gelmeden önceki sürece göre fazla öbür. Sorgulayıcı oldu. Bundan Böyle soru-cevaptan ileri geçirerek, sorgulayıcı cümleler de kurmaya başladı. Baba kelimesini söylediğinde açık konuşmak gerekirse temennim pek yoktu. Ben de bir mesafeliydim. Tüm ailelerin ilk öncelikle yaşadığı gibi bir endişe vardı. Lakin baba kelimesi çıktıktan sonradan, bunun hiçbir maddi karşılığı olmayan bir sevgi olduğunu gördüm. Bunun katiyen bir karşılığı olmuyor. Eğer çocuk istekli bir şekilde baba kelimesini kullanıyorsa ne güzel. Tanımlama edilmez bir duygu. Bizler bu şekilde mutluyuz. Ben bu şekilde çok mutlu oldum” diye konuştu. 


 
DAHA ÖNCE HİÇ AĞABEY DEMEMİŞTİ 

Kardeşinin Türkiye’ye gelmeden önce büyük sorunlar yaşadıklarını ve eğitimin arkasında hoş zaman geçirmeye başladıklarını bildiren  “Beni ısırıyordu, dövüyordu, şımarıyordu, sinirleniyordu. Buraya geldikten sonradan çoğu konuda artık eskisi gibi yok. Seviniyoruz. Onun için defalarca gelmeyi düşünüyoruz. Daha önce buradan Almanya’ya döndüğünde kardeşimi çok özlemiştim. Geldiklerinde, ‘ağabey nasılsın’ dedi. Sevindim, onu duyunca çok duygulandım. Daha önce hiç ağabey dememişti. O gelişinde beni sevindirdi. Bir Zamanlar yaşayamadığım çocukluğu kardeşimle rahatlıkla yaşıyorum” şeklinde konuştu. 
 
AİLELER CESARETLERİNİ TOPLAYIP BURAYA GELSİNLER

Aynı durumda olan ailelerin umudunu yitirmeden Türkiye’ye gelmesi gerektiğini bildiren Meryem Gül Ekiz, “Burası Selim’e geldiği için biz yaz tatilini burada geçirmeyi tercih ediyoruz. Selim buraya birincil geldiğinde ‘baba’ bile diyemiyordu. Bana hala ‘abla’ diyemiyor. Meryem diye sesleniyor. O bile fazla sevindiriyor bizi. Almanya’ya döndüğü süre burayı fazla özlüyor. Burayı evi olarak görüyor. Almanya’yı yurt dışı olarak görüyor. Çok kibir duyuyoruz. Burada vaktini severek harcadığı ve gelişmelerini görünce seviniyoruz. Bizim gibi ailelerin cesaretlerini toplayıp buraya gelmelerini öğüt ediyorum. Buradaki yaşayacağınız tecrübeler unutulmaz olacaktır. Buna eminim” ifadelerini kullandı.

KAYNAK: İHA

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here