AYM’den Canan Karatay’ın başvurusuna ret

0
41
AYM'den Canan Karatay'ın başvurusuna ret
AYM'den Canan Karatay'ın başvurusuna ret

İstanbul Tabip Odası Övünç Kurulu, İç Hastalıkları ve Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Canan Karatay”a, 2014’te katıldığı bir televizyon programında hamilelere yapılan şeker yükleme testiyle ilgili açıklamaları nedeniyle 720 lira yönetimle ilgili para cezası verdi.

Cezanın, Türk Tabipler Birliği Yüksek Iftihar Kurulunca onaylanmasının ardından Karatay, hukuka tutarsız olduğunu bahis ettiği cezanın iptali istemiyle Ankara 3. İdare Mahkemesinde dava açtı.

Mahkemenin davayı reddetmesi üstüne Karatay, Tüzük Mahkemesine kişisel başvuruda bulundu.

Karatay, bireysel talebinde, ilgi alanı olan bir konuda genel uygulamaya yönelik eleştirilerde bulunduğunu, olayda tıbbi görüşünü açıkladığını, bu görüşleri sebebiyle gerekçesiz biçimde para cezası verilmesinin, akıl, bilim ve sanat özgürlükleri ile afiyet ve adaletli yargılanma haklarını ihlal ettiğini savundu.

Yüksek Duruşma, Karatay’ın bireysel başvurusunu açıkça dayanaktan mahrum olması sebebiyle kabul edilemez buldu.

KARATAY AÇIKLAMA SUNAMADI

Anayasa Mahkemesinin temellendirilebilmiş kişisel başvuruyu incelediği belirli kararında, başvurucuların şikayetlerini, hem somut keza yasal olarak temellendirme zorunluluğu bulunduğu bildirildi.

Kararda, Tüzük Mahkemesinin başvurucunun yerine geçerek, ihlal iddialarını gerekçelendirme, olay ve olguları ortaya koyma, delil toplama ödev ve yükümlülüğü bulunmadığına, bu yükümlülüklerin başvurucuya ait olduğuna muhabere edildi.

Bedensel olayda Karatay’ın, tatbik formunda tıbbi geçmişinden bahsettikten sonra yaptığı konuşmanın genele karşın eleştiri olduğunu, erken tanı ve koruyucu hekimliği öne içeri almamak istediğini, tıbbi görüşünü açıkladığını belirtmekle yetindiği vurgulandı.

Başvurucunun, mahkemenin kararının, suçlama sırasında alınan araştırmacı raporuna dayandığını ileri sürdüğü anlatılan kararda, Karatay’ın “hükme esas alınan araştırmacı raporlarındaki tespit ve değerlendirmelerin hangi yönlerden bilimsellikten uzak olduğuna dair hiçbir maddi yorumlama sunmadığı”na dikkati çekildi.

Yüksek Mahkemenin kararında, şu tespitlere yer verildi:

“Başvurucu, temel hak ve özgürlüklerine müdahale ettiğini öne sürdüğü İstanbul Tabip Odası Iftihar Kurulu ve Türk Tabipler Birliği Yüksek Iftihar Kurulu kararlarını dilekçe formuna eklememiş ve bu kararların dayandığı vaka ve yorumlarına aleyhinde bir değerleme yapmamıştır. Bu durumda başvuran, incelemeye esas olan Onur Kurulu Kararlarını sunmadığı gibi, Tabip Odasının ve Mahkemenin tersine, bir televizyon kanalındaki tıbbi nitelikteki açıklamalarının, bireyleri hatalı kanaatlere sürüklemeyeceği, bireylerin sağlığı üzerinde olumsuz sonuçlara yol açmayacağı, halkın önünde onları bir yanılgıya sürükleyecek cinsten talimat olmadığı gibi ifade özgürlüğünün korumasından faydalanması gerektiğine ilişkin Tüzük Mahkemesince daha ileri bir çözümleme yapılmasını sağlayacak herhangi bir argüman da ileri sürmemiştir.”

Karatay’ın, şikayetlerine konu esas durum ve olgular ile kişisel başvuruya konu ettiği esas hak ve özgürlüklerden hangisinin, hangi nedenle ihlal edildiğini izah etme yükümlülüğünü yerine getirmediği belirtilen kararda, başvurucunun ileri sürdüğü ihlal iddialarını temellendiremediği açıklama edildi.

Kararda, başvurunun açık açık dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerektiği kaydedildi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here