Cenap Şahabettin’in evi otopark oldu

0
48
Cenap Şahabettin’in evi otopark oldu
Cenap Şahabettin’in evi otopark oldu

 Şair ve yazar Cenap Şahabettin’in 1934 yılında vefat ettiği Bakırköy’deki evi harabeye döndü. Bahçesindeki ağaçlar kesilerek otoparka dönüştürülen konut değil olma tehlikesiyle karşısında karşıya.

Tevfik Fikret ve Halit Ziya Uşaklıgil’le birlikte Mal Varlığı-i Fünun edebiyatının üç manâlı isminden biri olan, sembolizm akımının öncülerinden Cenap Şahabettin’in uzun yıllar yaşadığı İstanbul Bakırköy Milliyetçi Sokak’taki evi, harabeye döndü.

Yazarın 1934 yılında gözlerini hayata yumduğu konut, şimdilerde yıkılmaya yüz tutmuş durumda. Bahçesindeki ağaçlar kesilerek otoparka çevrilen evin çatısında zarar oluştu, içi ise çöplerle doldu. Bir dönem madde bağımlılarının da yerleşim tuttuğu evin içinde bazı yerler yanmış durumda.

“ŞEHRİN HAFIZASI İÇİN BU YAPI EPEYCE ÖNEMLİ”

Restoratör Seda Özen Bilgili, “Cenap Şahabettin’in evi aslında daha büyük bir alana yayılıyor. Yanındaki apartman blokları da bu parselden ayrılarak, yapı edilmiş. Burası vaktinde oldukça ormanlık ve dönemin Bakırköy’ünün tarihi dokusunu yaşatan bir sokaktı. Evin dönemin gazetelerinde oldukça önemli bir yer tuttuğunu biliyoruz. Şehrin hafızası için bu inşa epeyce kayda değer. Bu yapının asgari 100 veya 120 yıllık bir yapı olduğunu varsayım ediyorum. Zaten Cenap Şahabettin 1934 yılında hayatını kaybetti. Bu inşa korunması gereken bir inşa olarak tescilli durumda. Kültür hayatımızda bizim için yeri olan insanların yaşadıkları evler, oldukça önemli. Bu inşa eski eser niteliği taşımasaydı da kültürel hayatımızdaki yeri nedeniyle kayıt edilebilirdi” dedi. 

Evin bahçesinin eskiden epeyce ağaçlık olduğunu bildiren Akıllı, “Yapının bahçesinde artık ağaçlar değil ve bahçe otopark olarak kullanılıyor. Aslında tarihi eser parsellerinin otopark olarak kullanılması 660 sayılı ilke kararına da tutarsız. Bu durum oldukça can sıkıcı. Buranın bir kültür kurumu olması gerekirdi. Dolayısıyla Cenap Şahabettin’in evi, gezdiği sokak, bize bir hikâye olarak yansıtılmalı. Bu yapı yalnızca arsa, parsel ve metrekareden ibaret yok. Bu yapı bizim bir dönemki hafızamız” diye konuştu.

Bilgili, sözlerine şu şekilde devam etti: “Bu yapının otopark olarak kullanılması bizim içimizi acıtıyor. Bu yapıyı alan kişileri de mağdur etmeden bu inşa, Kültür Bakanlığı tarafından kamulaştırılabilir.”

“1999’DA BİLİNÇLİ OLARAK YAKILDI”

Yapının yıkılmaya terk edildiğini kaydeden Bilgili, “Eski eserlerin su almaması fazla manâlı. Su almayan bir inşa yüzlerce sene yaşar. Fakat inşa su aldığı süre birkaç sene içerisinde bütün deformasyonlar görülmeye başlar. Bu inşa 1999 yılında tinerciler ve otopark mafyası tarafından bilinçli olarak yakılmış. Yapının bahçesi sahiden paha biçilmez çünkü bu bahçe bir zamanlar koru gibiymiş. Ben bu yapının restorasyonunun fazla baskı olduğunu düşünmüyorum. Birtakım güçlendirmeli katkılı sıvalar ile bu inşa güçlendirilebilir. Fakat ilk önce yapının su almaması için çatısı onarılmalı ve camlarının bir an önce kapatılması gerekir” ifadelerini kullandı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here