Darbedilen muhabir yaşananları anlattı

0
29
Darbedilen muhabir yaşananları anlattı
Darbedilen muhabir yaşananları anlattı

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan’ın ortağı olduğu şirkete ait çiftlikteki bazı firari yapıların yıkımını görüntülemeye çalışan basın mensubu Mustafa Uysal, bir grup tarafından darbedildi.

Muhabir Mustafa Uslu, CNN TÜRK yayınında dün yaşananları anlattı.

İŞTE MUSTAFA USLU’NUN ANLATTIKLARI…

Azıcık ağrılarım var vücudumda; yüzümde bir yarık var. Yeniden bir doktora gözükeceğim, onun dıştan iyiyim.

SALDIRI NASIL GERÇEKLEŞTİ?

Lütfü Türkkan’ın çiftliğindeki firari yapıların yıkımını çekmek için bölgede görevliydim. Oraya gittiğim süre zaten özel mülk olduğu için içeriye girmedim. Tüm gazeteciler gibi görevimi yapıyordum.

Dron uyandırmak isterken aniden başımda 4 kişi göründü. Dronu görüp gazeteci olduğumu anladılar ve daha sonra doğrudan doğruya küfür hakaret ve saldırmaya başladılar.

elleri ceplerinde geliyorlardı, bir şey saklıyorlardı. Bana vurdukları anda ben yüzümün kesildiğini hissettim. Daha Sonra diğerleri de bana saldırmaya başladılar.

Yere düştükten sonra tekmelemeye başladılar, öldüresiye vurmaya başladılar. Kanlar içinde kaldım, bana vurmaya devam ettiler. Aralarından iki tanesine benim malzemelerimin başına gitti ve birisi dronu parçaladı, diğeri ise kameramı telefonumu yere fırlattı.

Ben arkalarından onlara seslendim en azından yüzlerini kaydedeyim diye, bütün kayda basacakken kameranın çalışmadığını fark ettim. onlar da yanıma gelerek ‘illa seni öldürmemiz mi gerekiyor’ diye tehditler savurdular. Jandarma gelince sonra çabucak bölgeden uzaklaştılar.

“BENİ ÖLDÜRMEK İSTEDİLER”

Adliyeye sevk edileceklerdi, ad bilgilerini paylaşmıyorlar bizimle. Ben zaten davacı oldum dördünden de.

Çiftliğin ön tarafında başka gazeteciler de vardı, ben bağlı tarafında yalnızdım. Maksat olarak beni seçtiler. Bütün gazetecilere olan hınçlarını benden çıkarttılar, öldürmek istediler.

“LÜTFÜ TÜRKKAN AMCAMI ARADI”

Babamla konuşmamış, babam diye amcamla konuşmuş. “Biz sizin acınızı anlıyoruz” demişler ama bizim acımızı anlayamazlar. Benim ailemin döktüğü bir damla gözyaşının hesabını kimse veremez.

Hastaneye iki kişi göndermiş Lütfü bey. Hastanedekiler de benimle temasa geçtiler, geçmiş olsun dediler. “Bu olayı gerçekleştirenler bizim ekimizden değiller” diyerek olayı örtbas etmeye çalıştılar. Ben pek olduğunu düşünmüyorum.

Ben onların çiftlikten çıktığını gördüm, sonra çiftliğe girdiğini gördüm. Zaten birisinin Lütfü beyin şoförü olduğu söyleniyor. Ben hepsinden davacı oldum. Akıbetleri ne olur bilmiyorum lakin ben davamın sonuna kadar peşindeyim.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here