Delta Plus ve Delta varyantı hakkında

0
11
Delta Plus ve Delta varyantı hakkında
Delta Plus ve Delta varyantı hakkında

Koronavirüs salgını ile mücadelede en büyük problemlerden biri de virüsün ana ülkelerde geçirdiği mutasyonlar olmuştu. Kış mevsiminde ortaya meydana çıkan İngiltere mutasyonunun bahar aylarında ortaya çıkan Hindistan varyantı salgınla mücadelede dengeleri değiştirdi. Hindistan’da görülen Delta varyantı baş ağrısı, burun akıntısı ve boğaz ağrısı ile kendini gösteriyor. Bu belirtiler gençlerde ağır bir soğuk algınlığı şeklinde ortaya çıkıyor.

DELTA VİRÜSÜ NEDİR?

İlk kere Hindistan’da görülen ve İngiltere’de yayılan Delta varyantına dair belirtilerin diğer varyantlardan bazı farklılıklar gösterdiği ortaya çıktı.

Zoe Covid Belirti Gubu’nun çalışması bu varyanta ilişkin farklılıklara dair bilgileri bir araya getirdi. Grubun çalışmasında kaydedilen bilgilere kadar birincil kez Hindistan’da görülen Delta varyantı baş ağrısı, burun akıntısı ve boğaz ağrısı ile kendini gösteriyor. Bu belirtiler gençlerde ağır bir soğuk algınlığı biçiminde ortaya çıkıyor.

DELTA VİRÜSÜ KARANTİNA SÜRESİ NE DEĞIN?

Mutasyonlu virüslerin de karantina süresi covid-19 virüsü içeren vakalardakiyle aynı şekilde seyrediyor. Buna tarafından, karantina dönemi süresince herhangi bir semptom gelişmeyen kişilerin karantinası, PCR testi yapılmaksızın, 14. günün sonunda biter.

DELTA VARYANTI BELİRTİLERİ NELER?

İlk defa Hindistan’da görülen ve İngiltere’de yayılan Delta varyantına dair belirtilerin diğer varyantlardan bir takım farklılıklar gösterdiği ortaya çıktı.

Zoe Covid Belirti Gubu’nun çalışması bu varyanta ilişkin farklılıklara dair bilgileri bir araya getirdi. Grubun çalışmasında kaydedilen bilgilere tarafından birincil defa Hindistan’da görülen Baş ağrısı, boğaz ağrısı ve burun akıntısının bundan böyle en çok bildirilen Kovid-19 semptomları olduğu açıklandı. 40’lı yaşların altındakilerde baş ağrısı (%66), boğaz ağrısı (%53), burun akıntısı (%49) ve ateş (%42), oranında görüldü.

Klasik Covid-19 hastalığının esas belirtileri ise yüksek ateş, yeni ve aralıksız öksürük ile lezzet ve/ya da koku kaybı şeklinde biliniyor. Bu belirtileri gösterenlerin süre kaybetmeden Covid-19 testi yaptırmaları isteniyor.

“Bu varyant daha öbür çalışıyor”

İngiliz yayınlama kuruluşu BBC’ye konuşan Zoe Covid Semptom Grubu Başkanı Dr Tim Spector, topladıkları verilere göre özellikle mayıs ayından bu yandan olağan Covid-19 belirtilerine bundan böyle çok daha eksik rastladıklarını kaydetti.

“Bu varyant daha farklı çalışıyor” diyen Dr Spector, belirtilerdeki bu değişiklik nedeniyle insanların Covid-19’dan şüphelenmeyip sadece grip olduklarını zannettikleri ve böylece deneme ya da yalıtım seçeneklerini eleyip virüsü bulaştırmaya devam ettikleri düşüncesinde. Yaş gençleştikçe belirtilerin de daha hafif seyrettiğine uyarı çeken Dr Spector’a tarafından koku ve tat kaybı yine de belirtilerde üst sıralarda yer alıyor.

Son edinilen veriler doğrultusunda ülkedeki Covid-19 vakalarının yüzde 90’ını Delta varyantından oluştuğu varsayım ediliyor. Delta varyantının daha önceki egemen varyant olan Alfa (Şehir Halkı) varyantından yaklaşık yüzde 60 daha bulaşıcı olduğu varsayım ediliyor.

İngiltere’de son 24 saatte Covid-19 testi artı çıkan kişi sayısı 7 bin 500’e yaklaşırken, en fazla 28 gün önce Covid-19 testi pozitif meydana çıkan kişiler arasındaki can kaybı 8 olarak kaydedildi.

Ülkede Covid-19 vakalarında artış sürerken, Başbakan Boris Johnson 21 Haziran’da beklenen bütün açılmanın dört hafta kadar erteleneceğini ve 19 Temmuz’un yeni tarih olarak belirlendiğini açıkladı. Yeni takvimi ve ülkedeki Covid-19’la ilgili son bilgileri bir basın toplantısı ile kamuoyuna duyuran Johnson bu ertelemenin dört haftadan daha uzun sürmeyeceğinden ’emin’ olduğunu belirtti.

DELTA PLUS MUTASYONU NEDİR?

Hindistan’da Delta Plus adı verilen corona virüs mutasyonunun varlığı başlangıçta 11 Haziran’da İngiltere’de yayımlanan kamu sağlığı bülteninde bildirildi.

Hindistan’da görülen Delta mutasyonunun bir daha alçak türü olan Delta Plus, başlangıçta Güney Afrika’da tespit edilen Beta varyantında görülen K417N isimli spike proteinin mutasyonuna sahip.

Bazı bilim insanları bu mutasyonun, Delta varyantında görülen öteki özelliklerle de bir araya geldiğinde bulaşıcılığı artıracağından endişe duyuyorlar.

Hindistan Sıhhat Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada “K417N adlı mutasyon, bağışıklık sisteminden sıyrılma özellikleri yer alan Beta varyantında (B.1.351) da görüldüğü için mercek altına alınmıştır” ifadesi yer aldı.

Hindistan’ın kayda değer virologlarından Shahid Jameel, K417N’in çare edici monoklonal antikor karışımının etkinliğini azalttığının bilindiğini söyledi.

NEDEN ENDİŞE YARATIYOR?

Keza Hindistan’da keza de dünyanın geri kalanında aşıların bu mutasyona aleyhinde etkinliği araştırılıyor.

Dünya Sağlık Durumu Örgütü’nden (WHO) Reuters’a yapılan açıklamada “WHO Delta varyantının bir parçası olarak bu mutasyonu da tüm öteki Endişe Verici Varyantlar gibi inceliyor” ifadesi yer aldı.

Açıklamada “Acilen bu dönüşüm yaygın gözükmüyor ve Delta varyantlarının fazla küçük bir bölümünde görülüyor… Ayrıca Delta hem de diğer Üzüntü Verici Varyantlar daha fazla bulaşma özellikleri gösterdiklerinden kamu sağlığı açısından daha büyük risk oluşturuyorlar” denildi.

Delta Plus mutasyonunun Hindistan’da yeni bir corona virüs dalgası oluşturmaya neden olabileceğinden endişe duyuluyor.

Hindistan’ın tıbbi araştırma konseyinden Tarun Bhatnagar, “Dönüşüm kimsesiz üçüncü bir dalga yaratmaya yeterli olmasa da… nedenlerden biri olabilir” (Reuters)

DELTA PLUS HAKKINDA

Uzmanlar, Hint-Güney Afrika karışımı olarak da adlandırılan Kovid-19’un Delta Plus varyantının, Hindistan’da ortaya çıkan Delta varyantından daha bulaşıcı ve daha ağır hastalığa niçin olduğuna dair tatmin edici verinin bulunmadığını, böyle bir ihtimali de beklemediklerini bildirdi.

Baş ağrısı, boğazda kuruluk, burun akıntısı ve alev gibi grip yarı rahatsızlık belirtilerinin görüldüğü Delta varyantı nedeniyle birçok ülkede bölgesel kapanma adımları gündeme geldi.

Uzmanlar, dünya genelinde üzüntü uyandıran, koronavirüsün bulaşıcılığı yüksek Delta varyantı ile Hint-Güney Afrika karışımı olarak da adlandırılan Delta Plus varyantı arasındaki farkları ve alınabilecek önlemler konusunda AA muhabirinin 5 sorusunu yanıtladı:

DELTA PLUS VARYANTI NEDİR?

1-“Delta Plus” varyantı nedir? Şu başlıca dek hangi ülkelerde tespit edildi?

Klinik Mikrobiyoloji uzmanı Prof.Dr Canan Külah:

“Delta Plus, Delta varyantının bir türü ve K417N adı bahşedilen bir ‘spike’ protein mutasyonuna sahip. Bu, daha önce Güney Afrika’da saptama edilen Beta varyantında da açıklanmış mutasyon. Delta’ya bu mutasyonun eklenmesiyle ‘plus’ olarak adlandırıldı.”

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Deniz Atakent:

“Delta Plus varyantı ilk olarak Nisan 2021’de Hindistan’dan bildirildi. Hindistan’da 6 farklı bölgeden 40 örnekte tespit edildi. Hindistan’a ilave olarak ABD, İngiltere, Portekiz, İsviçre, Japonya, Polonya, Nepal, Rusya dahil edinmek üzere 9 öteki ülkeden de bildirilmiş durumda.”

AŞILAR DELTA PLUS VARYANTINA ETKİLİ Mİ?

2- “Delta Plus”ın Delta varyantına kadar daha fazla bulaşıcı olduğu ifade ediliyor. Bu data dürüst mu? Aşıların bu varyanta olan etkisine yönelik elde edilen bulgular var mı?

Prof. Dr. Atakent:

“Basit yayılıyor, bulaşıcılığı daha yüksek, akciğer hücrelerine daha basit tutunabiliyor, monoklonal antikor tedavisine potansiyel olarak dayanıklı. Ama orijinal Delta varyantından daha bulaşıcı olduğuna, daha ağır hastalığa neden olduğuna ya da daha güvenli olmayan olduğuna dair yeterli data yok. Bu dönüşüm daha önce Güney Afrika’dan bildirilen Beta ve Brezilya’dan bildirilen Gama varyantlarında da bulunuyor. Gama varyantının bulaşıcılığının daha yüksek olduğu daha önce bildirilmişti. Beta varyantı da daha önce Güney Afrika’da hastaneye yatış ve vefat oranlarında çoğalma ile ilişkilendirilmişti. Delta Plus varyantının yayılma hızı bilhassa aşıya bağışık yanıtı yetersiz olanlarda veya aşılanmamış kişiler arasında bir arz artmış olabilir. Fakat varyant ile ilgili toplum sağlığı açısından paniğe niçin olacak bilgi değil.”

Prof.Dr Canan Külah:

“Delta Plus varyantı ile ilgili az önce elimizde tatmin edici veri yok ama bulaşıcılık veya hastalığı ağır geçirme noktasında Delta varyantından çok büyük bir ayrım beklemiyoruz. Az Önce elimizde bu varyantla ilgili net veriler değil lakin antikorlardan kaçmayı karşılayan bir bölge olan Güney Afrika mutasyonunu taşıyor. Bu da aşıyı etkisiz ülkü getirir mi endişelerini oluşturuyor.”

3- Delta varyantı, aşıları muhakkak bir oranda etkisiz kılıyor, benzer şart Delta Plus için de geçerli mi?

Prof. Dr. Atakent:

“Sinovac aşısının Delta varyantına karşısında vasilik düzeyi hakkında çalışma verisi bulunmamaktadır. Ancak inaktif virüs aşısı olması ve nükleokapsid proteinini de içermesi nedeniyle bu varyanta karşısında da bir tedarik koruyuculuğunun olması beklenilebilir. BioNTech aşısı ise birinci dozdan daha sonra Delta varyantı ile semptomatik hastalığa aleyhinde yüzde 33, ikinci dozdan 2 hafta sonradan ise yüzde 88 koruma sağlıyor. Aşının etkinliği, hastaneye yatış gerektiren ağır hastalık ve ölümden koruma açısından değerlendirildiğinde bu oranların daha da yüksek olduğu düşünülüyor.

Gözlemsel veriler, Güney Afrika olarak bilenen Beta varyantı ile semptomatik hastalıktan korunmada iki doz BioNTech aşısının ağır hastalık ve ölüme aleyhinde etkinliğinin fazla yüksek olduğunu ortaya koymuştur. Brezilya olarak da aşina Gama varyantı için de bu aşıda bireylerin serumlarının bu varyantı yüksek düzeyde nötralize ettiği gösterilmiştir. Delta Plus varyantı, Beta ve Gama varyantlarında bildirilen ‘spike’ proteinindeki K417N mutasyonunu içermektedir. Bu veriler ışığında BioNTech aşısının Delta Plus varyantına da benzer etkinlik göstereceği düşünülebilir.

Hem araştırmacılar, ortaya çıkacak yeni varyantlar doğrultusunda mevcut aşı içeriklerinde modifikasyon yapılabileceğini, yeni varyantları içerecek aşıların, gerektiğinde ağır hastalık için risk grubunda bulunan ihtiyar bireylere ve altta yatan kronik hastalığı olan bireylere uygulanabileceğini belirtmektedirler.”

Prof.Dr Canan Külah:

“MRNA aşılarının vasilik oranları net bir şekilde açıklandı. İki doz aşının bilhassa bu herif nokta mutasyonlara karşı etkin olduğunu biliyoruz. 2 doz Sinovac uygulanan kişilerde 3. dozla da fazla yüksek antikor seviyeleri elde ediliyor. Bu sebeple de tüm hücreli aşısı olan kişilerde mutlaka MRNA gibi çok yüksek korunma seviyesi elde edilen aşıları tek doz olarak öneriyoruz.”

DELTA PLUS VARYANTI YENİ DALGA YARATIR MI?

4- Bilhassa Türkiye açısından her iki varyantın oluşturabileceği tehlikelere yönelik öngörüleriniz nelerdir? Yeni bir dalgaya, baştan kapanma tedbirlerine sebep olabilir mi?

Prof.Dr Canan Külah:

“Burada alınacak en temel önlem, çift doz aşı ile bütün toplumu korunur ışık halkası getirmek. Keza Delta, Delta Plus temaslılarının testlerle fazla çabuk saptanması, yakından peşine düşüp takip edilmesi gerekiyor. Fazla kolay bulaşabildiği ve antikordan da kaçabildiği dikkate alındığında testlerle hızlı tespit, temas takibi ve aşılamaya odaklanmak gerekiyor. Bu Vesile Ile laf konusu varyantların yeni bir dalgaya yol açma, korktuğumuz şekilde büyümesi ihtimalinin önüne geçilebilir. “

BILIRKIŞI DOKTORLARDAN ÖNERİLER

5- Aşılamanın bu süreçle çaba açısından önemi nedir? Vatandaşlara keza aşılarını yaptırmaları keza de maske ve uzaklık kurallarına uymaları açısından ne gibi önerilerde bulunmak istersiniz?

Prof. Dr. Atakent:

“Pandeminin bir lahza önce denetim altına alınabilmesi, virüsün mutasyona uğrayarak yeni varyantların ortaya çıkışının engellenebilmesi için, çabuk ve etkili, yüksek oranda aşılama sağlanması ile birlikte maske, sosyal uzaklık ve el hijyeni gibi esas uygulamalardan taviz verilmemesi hayati tartı taşımaktadır.

Toplumda aşılanma oranı arttıkça virüs enfekte edecek sağduyu konak bulamayacağı için yayılım hızı azalacak, pandeminin denetim altına alınması kolaylaşacaktır. Keza aşılı bireyler enfekte olsalar zeka ağır rahatsızlık olasılığı düşük olduğundan sağlık durumu sisteminin aşırı yüklenmesinin de önüne geçilmiş olacaktır. böylece süratli ve etkin aşılama programı ve bu programa vatandaşlarımızın uyumu son derece önemlidir.”

Prof.Dr Canan Külah:

“Ne kadar eksik kişi enfekte olursa mutasyonlar da öyle az olur, olan değişim da böylece az kişiye bulaşır. bu nedenle süratli aşılama ve kişisel tedbirlere devam edilmesi büyük tartı taşıyor. Aşılamada da varyantlardan kaçmak noktasında en yüksek korumayı sağlayan aşıları tercih etmeliyiz. Kapalı alanlarda ise bundan böyle faal havalandırma dediğimiz usul öneriliyor. Yani kapı, pencerelerin kesintisiz açık olduğu fakat bununla birlikte içeride bir havalandırmanın çalıştığı bir yöntem bu. Kapalı alanın havası ne dek sık değişirse bulaş ihtimali de öyle azalıyor.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here