En Güzel Mevlana Sözleri – Mevlana Celaleddin Rumi’nin Kısa Ve Öz Sözleri – Mevlana’nın Öğütleri…

0
7
En Güzel Mevlana Sözleri - Mevlana Celaleddin Rumi'nin Kısa Ve Öz Sözleri - Mevlana'nın Öğütleri…
En Güzel Mevlana Sözleri - Mevlana Celaleddin Rumi'nin Kısa Ve Öz Sözleri - Mevlana'nın Öğütleri…

Hz. Mevlana sözleri akıllarda yer etmiş ve günümüze değin ulaşmayı başarmıştır. Söylemiş olduğu sözler ve öğütler yüzyıllar baştan başa ders niteliğinde kullanılmıştır. En büyük alimlerden biri olan Mevlana’nın özlü sözleri fazla sevilir ve sık sık araştırılır. Mevlana Celaleddin-i Rumi, 13. yüzyılda yaşayan şair, fâkih, âlim, ilahiyatçı ve Sufi mutasavvıftır. Kaynaklara göre 30 Eylül 1207 yılında doğmuştur. 17 Aralık 1273 yılında ise ölüm etmiştir. Mevlana’nın en hoş, ibretlik, manalı sözlerini sizler için bir araya getirdik.

EN HOŞ MEVLANA SÖZLERİ-MEVLANA’NIN ÖĞÜTLERİ…

Lüzum değil her sözü laf ile beyana. Bir bakış bin söz eder, bakıştan anlayana.

Kalbimi ve ruhumu vermemin bir yararı yok, sen zaten bunlara sahipsin. O yüzden sana bir ayna getirdim. Kendine bak beni hatırla.

Güzelliğin bir damlası olan Leyla için uykuyu haram etmek çok değilse, güzelliğin kaynağı Mevla için bir ömrü feda etmek az bile.

Ilk Önce dönüp koşan nice bilgiler, nice hünerler vardır ki, insan onunla baş elde etmek isterse, baş elden gider. Başının gitmesini istemiyorsan üçgenin taban olmayan kenarı ol.

Kalbin bir gün seni sevgiliye götürecek. Ruhun bir gün seni sevgiliye taşıyacak. Sakın acında kaybolma. Bil oysa çektiğin acı bir gün dermanın olacak.

Nefsin ejderhadır. Öldü sanma, uykuya dalar o. Dertten eline fırsat düşmediği için uyur. Derdin bitince çıkar derhal. Hüner; dertsizken de nefsi uykuda tutmadadır.

Her zorluğun sonunda doğan bir ışık vardır. Eğer elleriniz diken yaralarıyla kan revan içinde kaldıysa güle dokunmanıza çok eksik kalmış demektir.

Yaşadığın dünyaya bak; ulu tanrı, hangi eserini sevginin kucağında büyütmemiş? Neden okşamak ve kucaklamakla gidilecek yere, tekme ve tokatla erişmeyi seçim edesin?

Küle döndüysen, tekrar güle dönmeyi bekle. Ve geçmişte kaç kere küle dönüştüğünü değil, kaç defa tekrar küllerin arasından doğrulup yeni bir gül olduğunu hatırla.

Sarılmayı bilir misin? Sahiplenmeyi, sahiplendiğinde sadık kalmayı? Sen bilir misin aşık olmayı? Bölünebilir misin ikilere, üçlere, icabında binlere? Yapabilir misin?

Fiilen sevebilir misin? Sevmenin demesi olmaz. Unutma; ya fazla seversin bir kere, veya hiç sevmezsin.

Ey sevgili; heyben acıyla dolar da nefes alamazsan gel. Kolaylık bulacağın kıyılarım senindir. Umutların solar kurur da su bulamazsan beraber sulayalım, gözyaşlarım senindir.

Kanadın kırılır da maviye uçamazsan, ne güne duruyor al, kanatlarım senindir. Çaresiz çilelere bir umut bulamazsan, kendime ettiğim dualarım senindir.

Gönül, gönül verilerek alınır.

61336d53bf214427fc654bbc

Gönül, ebedi olmayan mülkü, bir rüya bil!

Hata arıyorsan, bütün aynalar senin.

Kaderde hoşuna gitmek var lakin kavuşmak yok ise şayet, olsun! Vuslata aşık gönül susmaya da razı.

Ne süre gökyüzüne bir nefes, bir dua gönderdin de ardınca ona aynı iyilik görmedin?

Köpeklerin kardeşliği, aralarına kemik atana kadardır.

Dert, insanı yokluğa götüren rahvan attır.

Kalp denizdir, dil de kıyı. Deniz de ne varsa kıyıya o vurur.

Ama harap olmaktan niye gamlanayım? Harabenin aşağıda padişah hazinesi var.

Aşk; sandığın kadar değil, yandığın kadardır…

Harfler yetmedi anlaşılmama, bari hâlden anla.

Doğruların ant etmeye ihtiyacı yoktur.

Etik örtüsü olmayanı, başörtüsü dindar yapmaz.

Kimde bir çekicilik varsa bilsin ki ödünçtür.

Dua kapı çalmaktır. Gerisine burnunu sokmak haddi aşmaktır.

Bilmez misin fakat yanıt vermemek de cevaptır.

61336d68bf214427fc654bbe

Kitaplardan önce, kendimizi okumaya çalışalım.

Kanat vardır doğanı padişaha götürür; kanat vardır kuzgunu leşe götürür.

Ey dost! Derdin ne olursa olsun umudun her zaman Allah olsun.

Bazen halimize melekler imrenir. Bazen de halimizden şeytan bile tiksinir.

Susmak, mana eksikliğinden değil. Ola Ki mana derinliğindendir.

Kır oğul zinciri; bağımsızlık gez, serbest konuş, değil mu altından gümüşten bir kurtuluş?

Yapraksız kaldın diye gövdeni idrak etme. Zira bu işin baharı var.

Kim demiş gül yaşar dikenin himayesinde? Dikenin itibarı gül himayesinde!

İnsan her şeyi göremez; sevdiğin şeyler, seni kör ve sağır eder.

Bir gönülde aşk ve sevgi ateşi yoksa o kişi karanlıklarda, Allah nurundan habersizdir.

İsyanlardayım dedi. Hayır, imtihanlardaydı. Ayrım etseydi, kurtulacaktı.

Pek bir yar sev ancak evladım; elinde su tasıyla, iftarı bekleyen oruçlu gibi beklesin seni.

Toprak gibi gürültüsüz olduğum lahza bil oysa; şimşek gibi gökte gürlüyor feryadım.

Tut ki Ali’den sana servet kaldı Zülfikar. Sende Ali’nin yüreği yoksa Zülfikar neye fayda?

Kalbi ve sözü bir olmayan kimsenin yüz dili bile olsa, o yine dilsiz sayılır.

Dilini nezaket etmeden önce yüreğini terbiye et; çünkü laf yürekten gelir, dilden çıkar.

Ben hiç istek tutmadım, daima dua ettim. Ömrün ömrüme nasip olsun diye!

Kapı açılır, sen yeter ki vurmayı bil! Ne vakit? Bilemem! Yeter oysa o kapıda durmayı bil!

Ne değin bilirsen bil, söylediklerin karşındakilerin anlayabileceği kadardır.

Birini tanımadıysan kimin ve neyin arkasında olduğuna bak! Anlarsın…

Cahille girme münakaşaya. Ya sinirini zıplatır tavana! veya eyvah olur adabına.

Kim, ne olursa olsun, sevgili bizim olsun tek, canı, canımız olsun.

Musibet yaptın mı kork! Çünkü o bir tohumdur. Allah yeşertir, karşına çıkarır.

Aynı dili konuşanlar değil, benzer duyguları paylaşanlar anlaşabilir.

Gülü gülene ver. Kalbini sevene ver. Hoşuna Gitmek hoş şeydir. Kıymet bilene ver.

Can’ı Canan’a teslime hazırlanmış değilsen ‘ben Aşk’ım’ deme kimseye.

İmtihan içinde imtihan vardır. Derlen toparlan da minik bir imtihana satma kendini.

Davacı, kötü huyludur. İyi huylu şikayet etmez, dayanma eder.

Gözyaşının bile görevi varmış. Gerisinde gelecek gülüş için temizleme yaparmış.

Üç sözden artı değil, bütün ömrüm şu üç söz; hamdım, piştim, yandım.

Cahil kişi gülün güzelliğini görmez, gider dikenine takılır.

Bozuk olunca maya, ne ar tanır ne de hayâ!

Gerçek aşkı bilen yürek bir damla suya bile hürmetle bakar.

Bir Takım insanlar bize armağandır, bazıları ise ders.

Çektirilen acı havada asılı kalmaz, çektirenin başına düşer.

61336d7cbf214427fc654bc0

Dayanıklılık önceleri zehirdir. Huy edinirsen bal olur!

Bir kimsede gurur varsa, laf söylediği süre soğan gibi kokar.

Gönül sevgiyi bulmuşsa kuru dal bile çiçek açar.

Sen Allah’a güven. Hiç beklemediğin anda çiçek açar umutlar.

Kalbinizle yaptığınız her şey size geri dönecektir.

Bir muammadır aşk. Kiminin vicdanına atılan taş, kiminin de gözünden akıtılan yaştır aşk.

Gel de birbirimizin kadrini bilelim. Çünkü birdenbire ayrılacağız birbirimizden.

Küsmek ve ağırına gitmek için bahaneler çağırmak yerine, hoşlanmak ve sevilmek için çareler arayın.

Yüz kişinin içinde aşık, gökte yıldızlar arasında parıldayan ay gibi muhakkak olur.

Bir yana korkun bir yana umudun varsa iki kanatlı olursun. Tek kanatla uçulmaz zaten.

Muhabbet ve acıma, insanlığın; hiddet ve şehvet de hayvanların sıfatlarıdır.

Ey Müslüman, terbiye nedir diye sorarsan bil ki nezaket, her edepsizin edepsizliğine katlanmaktır.

Us bir kuzu, leziz bir kurt, iman ise çobandır. İman kuvvetli olmazsa, leziz aklı yer.

Aşkın hikâyesini, durmaksızın feryâd eden bülbüle yok. Gürültüsüz sedasız can veren pervanelere sor.

Sus gönlüm! Tüm bu susmalarına karşılık her şeyin hayırlısının olacağına inanarak sus.

Seni bağrıma yok, bağrımı ve başımı ayağının altına bastım. Gözüm toprak olacak, fakat gönlüm tekrar tekrar aşk kokacak.

her tarafta edinmek gibi bir duan varsa, gönüllere gir; çünkü sevenler, sevdiklerini gönüllerinde taşırlar.

Ay doğmuyorsa yüzüne, güneş vurmuyorsa pencerene, kabahati ne güneşte ne de ay da ara! Gözlerindeki perdeyi arala!

Ey sevgili. Biz seninle bir salkımın iki aşık üzümüyken, diğer şişelerde şarap olmuşuz, başka hayallerde yıkılmış olmuşuz.

61336da1bf214427fc654bc2

İyiyim desem yalan olur, kötüyüm desem inancıma dokunur. En iyisi şükre vurayım dilimi, belki o zaman kalbim kurtulur.

Altın ne oluyor, can ne oluyor, inci, mercan da nedir bir sevgiye harcanmadıktan, bir sevgiliye feda edilmedikten sonra.

Şarap küpü nereye konursa konsun şaraptır. Gül mezbelelikte bitmekle kötü olmaz, şarap altın tasa konmakla helal olmaz.

Merhamette güneş gibi ol; cömertlikte nehir gibi ol; tevazuda toprak gibi ol; ayıpları, kusurları örtmekte gece gibi ol.

Misafirsin bu hanede ey gönül, umduğunla değil bulduğunla gül, hane sahibi ne derse o olur, ne kimseye sitem eyle, ne üzül.

Aşk nasip işidir hesap işi değil! Aşk adayıştır arayış yok! Sen adanmışsan ve yanmışsan bu uğurda aşk seni bulmaya kazanç. Aradığın seni arayandır.

Nefsin, üzüm ve hurma gibi tatlı şeylerin sarhoşu epeyce, ruhunun üzüm salkımını görebilir misin ki?

Yılan sokması seni yalnızca canından eder. Ama kötü arkadaş ayrıca samimi olarak, ayrıca de imandan eder!

Aklım her gün pişmanlık eder. Nefsim her lahza tövbemi bozar. Arada kalmış bîçareyim. İyi ama senin kapın var.

Dediler ki: gözden ırak olan gönülden de ırak olur. Dedim oysa: gönle giren gözden ırak olsa ne olur.

Beni fazla özle, bir daha bu dek sevmeyecekler seni. Aşksız olma ki ölü olmayasın. Aşkta öl ki diri kalasın.

Nasibinde varsa alırsın karıncadan bile ders. Nasibinde yahut tüm âlem önüne serilse sana zıt.

Yürürken başımın yerde olması sizi rahatsız etmesin. Benim tek derdim; yere düşen edebinize takılmamak.

Sen çiçek olup etrafa gülücükler saçmaya söz ver. Toprak olup seni başının üstünde içeren bulunur.

Ey sahura kalkan, sahur yemeği yiyen birey! Az konuş, hatta sus! Sus da orucu anlayanlar, oruçtan laf etsinler.

Kimle gezdiğinize, kimle arkadaşlık ettiğinize uyarı edin. Çünkü bülbül güle, karga çöplüğe götürür.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here