‘Eylül- ekim gibi daha iyi günler bizi bekliyor’

0
24
'Eylül- ekim gibi daha iyi günler bizi bekliyor'
'Eylül- ekim gibi daha iyi günler bizi bekliyor'

Türkiye’de koronavirüs vaka sayılarında düşüş yaşanırken, aşılama hızlandı, kısıtlamalar kaldırıldı. AÜ Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ile Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Ahali Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kayıhan Pala, aşılama çalışmalarını, varyant virüsleri ve kısıtlamaların kaldırılmasını değerlendirdi. AÜ Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, vaka sayılarının günden güne düştüğüne dikkati çekerek, aşılanmanın manâlı etmen olduğunu vurguladı.

‘SAYILAR YÜZÜMÜZÜ GÜLDÜRÜYOR’

Turizmin Antalya için çok manâlı olduğunu gösteren Prof. Dr. Özkan, aşılanmanın artması ve vaka sayısındaki düşüşle öteki ülkelerden gelecek turistlerin beklendiğini açıklama ederek, “Sayılar yüzümüzü güldürüyor. Hükümetin aşı politikası doğru son dönemde aşıya süratli şekilde ulaştık. Türk aşıları da en kısa zamanda devreye girer diye ümit ediyoruz. Bunun idareli, afiyet, eğitim gibi yönleri var. Bunu birkaç ayrı boyutta göz önünde bulundurmak gerekiyor. Bunları idare etmek de hiç basit yok. Fakat Türkiye bunu yönetti” dedi.

‘DAHA İYİYE GİDECEĞİZ’

Türkiye’nin diğer ülkelerden ayrı olduğunu gösteren Prof. Dr. Özlenen Özkan, “İnşallah daha da iyi gideceğiz. İnşallah eylülde okullarımız açılır. Mutasyonlar da inşallah kötüye evrilmez. Eğer mutasyonlar önemli şekilde karşımıza çıkmazsa eylül- ekim gibi daha iyi günlerin bizi bekleyeceğini düşünüyorum” diye konuştu.

‘DELTA VARYANTI SON DERECE HIZLI BULAŞIYOR’

Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Millet Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kayıhan Pala, koronavirüs varyantları hakkında data verdi. Rusya’da da yaygın olan delta varyantına uyarı çeken Prof. Dr. Pala, “Binlerce kere değişime uğradı. Bu başkalaşım içinde bazı varyantları Dünya Sıhhat Örgütü ‘endişe verici’ olarak adlandırdı. Bunun en kayda değer nedeni, bundan böyle bu evrim geçiren virüsün yeni varyantlarının insandan insana daha süratli ve basit bulaşması, daha güç çare edilmesi ve günümüzdeyse bazı aşılara karşı yanıtın daha düşük olması. Böyle olunca da pandemiyle mücadele sırasında elimizi birazcık zorlayan varyantlarla karşı karşıya kaldık. Bugün itibarıyla dünyada en fazla üzüntü duyulan varyant ‘Delta’ varyantı olarak bilinen, ilk olarak Hindistan’da ortaya konan varyanttır. Bilhassa İngiltere de fazla sayıda genom analizi yapıldığı için ortaya konduğu gibi çok hızlı bulaşıyor, kişiler etkin aşılarla 2 doz aşılanmamışsa hasta yapma olasılığı yüksek, hastalığın geçirilmesi sürecinde de iyileşme birazcık daha güç gerçekleşebiliyor” dedi. 

‘TÜRKİYE’DE ALTYAPI OLUŞTURULMALI’

Türkiye’de az önce delta varyantının ne durumda olduğunu bilmediklerini açıklayan Prof. Dr. Pala, “Çünkü Sağlık Durumu Bakanlığı bu üzüntü verici varyantları yakından peşine düşüp takip edecek, uzun uzadıya sekans analizi yapılan genom tahlil yaklaşımına sahip değil. İlk yapılması gereken işlerden bir tanesine çarçabuk tüm alt yapıyı kullanarak konsorsiyum oluşturarak, Türkiye’deki tanı konmuş, doğrulanmış olguların en düşük onda birini inceleyerek hangi varyantların hangi illerde nasıl bulaştığın yakından incelenmesi gerekir. Türkiye hemen şimdi salgını yoklama altına alamadı. Salgının yoklama altına alınması için günde 1200 vakanın altına düşemedik. Ölüm sayılarımız hala yüksek, azalmış durumda yok. Acilen Rusya’dan uçuşlar hür bırakıldığı için, Rusya’da da delta varyantının son 2 haftada ciddi şekilde yükselişe geçtiği Rus yetkililer göre açıklandığı için bu sürecin yakından peşine düşüp takip edilmesi uygun olacaktır” diye konuştu.

‘YILIN SON ÇEYREĞİNDE DAR NEFES ALABİLİRİZ’

Pandemiye karşı 2 herif zinde cevap verilebileceğini söyleyen Prof. Dr. Pala, “Birincisi aşılama. İkincisi de toplumsal hareketliliğin azaltılması. şimdi Türkiye, son 1 haftadır zinde aşıyla günde 1 milyon üstünde aşı yaparak fazla kayda değer yanıt veriyor. Eğer biz günde 1 milyon üzeri aşılamayı uzun vakit devam ettirip, 60 milyon kişiyi 120 milyon aşılayacak duruma önümüzdeki 2 aylık sürede getirecek olursak, bu yılın son çeyreğine bakimli bir nefes alarak girebiliriz” dedi. 

‘ÖZELLİKLE KAPALI ALANLARDAKİ YAŞAMA BİÇİMİMİZE DİKKAT ETMELİYİZ’

Toplumsal hareketliliği sınırlayacak özellikle de kapalı ortamları denetim altına alabilecek düzenlemeler yapılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Özlenen Özkan, “Ama bunu sağlayabilmek için bir yanlamasına aşılama şipşak devam ederken, özellikle kapalı alanlardaki egzersiz ve hayat biçimimize dikkat etmemiz gerekir. Bu rahatsızlık bilhassa kapalı alanlarda bulaşıyor. Açık havadaysanız, aşınızı olmuşsanız, fiziki mesafenizi koruyabiliyorsanız, fazla fazla bağırıp tez nefesinin çok uzaklara gidebileceği insanlar söz konusu değilse o zaman maske kullanımı ortadan kaldırılabilir. Kapalı alanlar, havalandırma koşulları, hala bu rahatsızlık için koskocoman risk oluşturduğundan buna dikkat etmek gerekir. Şu an Türkiye’nin baştan yasakları konuşmasının gerçekçi olmadığını düşünüyorum. Burada alınması gereken önlem, kişinin hasta olduğu saptandıktan daha sonra hastanede veya sağlık kuruluşunda izole edilmesi, o kişiyle temaslı olup hasta olmasından kuşkulanılan kişilerin de hastalığın en uzun kuluçka süresi dek karantina altına alınması olmalıydı” diye konuştu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here