Göçmen korkusu! Avrupa duvarları yükseltiyor

0
9
Göçmen korkusu! Avrupa duvarları yükseltiyor
Göçmen korkusu! Avrupa duvarları yükseltiyor

“Duvarlar yıkıldığında ve köprüler inşa edildiğinde kutladığımız bir tarihimiz ve geleneğimiz var…” Bu söz, dört yıl önce dönemin ABD Başkanı Donald Trump’ın Meksika sınırına duvar örme planını eleştiren dönemin AB dış politika şefi Federica Mogherini’ye ait. Fakat Avrupa şimdi gelecekteki olası göç krizleri korkusuyla kendi duvar inşasını hızlandırıyor. İşte Jamie Dettmer’in konuyla ilgili amerikaninsesi.com’da yer alan haberi: 

Kısa vadede Avrupa Birliği hükümetleri, Afgan akınından endişe duyuyor ve Afganistan’ın yakın komşularını Taliban’dan kaçanları ağırlamaya ikna etmeyi umuyor.

BM Mülteciler Yüksek Komiserliği, yıl sonuna kadar 500 bin Afgan’ın anavatanlarından kaçabileceği konusunda uyardı. AB yetkilileri, Afganistan’ın komşularını kapı bekçisi olmaya ikna etmek için bir milyar Euro harcamayı düşündüklerini söylüyorlar. Fakat Pakistan, Tacikistan ve Özbekistan bu konuda gönülsüz ve Afgan sığınmacılar için yalnızca geçiş ülkeleri olmaya tedbirli oldukları uyarısı yapıyorlar.

4 Eylül’de Avusturya Şansölyesi Sebastian Kurz, Avrupa’ya karşın potansiyel bir mülteci dalgasının yaşanmaması gerektiğini söyledi. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da Avrupa’nın Afganistan’dan gelen “göçmen dalgasını öngörmesi ve kendisini koruması” gerektiğini kaydetmişti.

Bu tavsiyeye, Afgan mültecilerin toplu halde Avrupa’ya girmesini durdurmaya hevesli diğer Avrupalı ​ liderler de kulak veriyor. Böylece Ortadoğu, Sahra Afrikası ve Orta Asya’dan bir milyondan artı sığınmacının Avrupa’ya girerek, Avrupa siyasetini sarstığı ve popülist milliyetçi partilerin yükselişini körüklediği, 2015-2016 göç krizinin tekrarlanmasını önlemeyi umuyorlar.

Geçen hafta Brüksel’de acil olarak toplanan 27 AB aza ülkesinin içişleri bakanları “geçmişte karşılaşılan kontrolsuz, büyük ölçekli, kanunsuz göç hareketlerinin tekrarını durdurmak için ortak hareket etme” konusunda anlaştılar.

Sınırlarında daha fazla Afgan mültecinin ortaya çıkması ihtimali, Orta Avrupa, Baltık ve Balkan ülkelerini, planlanan duvarları tamamlamaya ve daha artı dikenli tel örmeye teşvik etti. Yunanistan geçen ay Türkiye ile olan kara sınırı boyunca 40 kilometrelik bir duvarı tamamladı ve sığınmacıların Avrupa’ya ulaşmasını alıkoymak için otomatik bir gözetleme sistemi kurdu.

Projenin tamamlandığını duyuran Vatandaşı Koruma Bakanı Mihalis Hrisohoidis, “Mümkün sonuçlar için pasif bir şekilde bekleyemeyiz. Sınırlarımız tehlikesiz ve dokunulmaz kalacak” dedi. Birleşik Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin rakamlarına kadar, bu sene Yunan adalarına gelenlerin yüzde 45’ini Afganistan’dan gelen sığınmacılar oluşturdu.

AB İçişleri Komiseri Ylva Johansson, haber sitesi Politico.eu ile yaptığı röportajda, aza devletlerin kapıları sımsıkı kilitli tutma kararlılığını hafifsedi ve bu ayın sonlarında üye devletler, İngiltere, ABD ve Kanada’nın belirli sayıda Afgan mültecinin alınmasıyla ilgili taahhütleri görüşeceği bir buluşma düzenleyeceğini açıkladı.

Johansson katılımın isteğe alt olduğunu fakat ülkelerden adım atmalarını beklediğini kaydetti. Oysa Yunanistan, Avusturya ve Macaristan da dahil olmak üzere bir takım devletler bu yönde adım atmayacaklarını söylediler.

AB Göç Komiseri Margaritis Schinas 4 Eylül’de yaptığı açıklamada, birliğin dış sınırlarının, kıtanın 2015-2016 göç akınıyla sarsıldığı ve bir duvar inşası dalgasına yol açtığı zamandan çok daha dinç olduğunu belirtti.

AB üye ülkeleri, son yıllarda toplamda 1000 kilometreden uzun sınır duvarı ya da dikenli telden çitler yapı ettiler.

Her geçen gün daha fazla duvar inşasına sahne oluyor. 1990’larda inşa edilen yalnızca iki duvar vardı, 2017’de bu rakam 15’e yükseldi. İspanya, Yunanistan, Macaristan, Bulgaristan, Avusturya, Slovenya, Slovakya, Letonya, Estonya, Norveç, Litvanya ve Polonya, son yıllarda ülke sınırlarındaki yeni duvarlarını tamamladı.

Fransa, Slovenya ve Avusturya, 2015’ten bu yanlamasına öteki AB ülkeleriyle iki taraflı sınırlarının bir kısmına sınır duvarları yapı ettiler.

Letonya, Litvanya ve Polonya, ilk önce Irak’tan elde etmek üzere rekor sayıda göçmenin sınırlarından geçişini önlemek için Belarus ile sınırlarına tez duvar örüyor ve asker konuşlandırıyor.

Bu ülkeler Belarus Cumhurbaşkanı Alexander Lukaşenko’yu, haksız kabul edilen geçen yılki tartışmalı seçimlerin gerisinde AB’nin uyguladığı yaptırımlara aleyhinde, bir ‘hibrid (melez) savaş’ biçimi olarak göçmen geçişlerini planlamakla suçluyorlar.

Lukaşenko, geçen ay düzenlediği basın toplantısında Belarus’un göçmen krizi yaratmaya çalışarak Avrupa’ya şantaj yapma ardından olduğunu yalanladı; oysa dış baskıya tepki verdiğini söyledi.

Belarus Cumhurbaşkanı Minsk’teki Özgür Sarayı’nda gazetecilere verdiği demeçte, “Kanunsuz göçle kimseye şantaj yapmıyoruz. Kimseyi tehdit etmiyoruz. Fakat bizi o kadar bir duruma soktunuz ama tepki tahsis etmek zorunda kalıyoruz. Biz de tepki gösteriyoruz” dedi.

Ama evhamlı AB siyasetçilerinin ve milli liderlerin dikkatini çeken yalnızca göçmenlerin AB düşmanları kadar silah olarak kullanılması veya Afganistan’da yaşanan curcuna yok. Yakın zamanda yapılan bir dizi araştırma, Avrupa’nın gelecek yıllarda fazla daha büyük göç sorunlarıyla karşılaşacağını gösteriyor.

Viyana Uluslararası Idareli Çalışmalar Enstitüsü’nden araştırmacılar, bu yılın başlarında yayınladıkları bir çalışmada, 2030’a kadar AB’nin komşu bölgelerindeki iklim değişikliği, çatışma ve siyasi işlevsizliğin yanısıra Afrika’daki büyük nüfus artışının, kaçınılmaz olarak AB’ye göç etmeye çalışan birey sayısında manâlı bir yükselişe yol açacağı konusunda uyardılar.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here