Hakkari’deki Cilo Dağları doğa ve fotoğraf tutkunlarının yeni rotası oldu

0
26
Hakkari'deki Cilo Dağları doğa ve fotoğraf tutkunlarının yeni rotası oldu
Hakkari'deki Cilo Dağları doğa ve fotoğraf tutkunlarının yeni rotası oldu

Terörle etkili uğraş sonucu tesis edilen güven ortamı doğruca bölgede yıllardır saklı kalan güzellikler turizme kazandırılıyor.

Geçen yıl “milli park” bildiri edilen Hakkari’deki Cilo Dağları da huzurun başat kılınmasıyla yurdun dört bir yanından gelen ziyaretçileri ağırlıyor.

Her gün kafileler halinde gelerek Türkiye’nin en yüksek ikinci zirvesi olan 4 bin 135 rakımlı “Uludoruk” ile eteklerindeki buzulları gezen doğaseverler ve resim tutkunları, bölgede kamp kurup fotoğraf çekerek benzersiz manzaranın tadını çıkarıyor.

Zirvelerinde dört mevsim boyunca erimeyen kar ve buz örtüsü yer alan, vadilerinde rengarenk çiçekler açan bölgenin güzelliklerini keşfetme imkanı bulan ziyaretçiler, çektikleri fotoğrafları ve görüntüleri sosyal ağ hesaplarından paylaşarak kentin tanıtımına da katkı sağlıyor.

“BÖLGEMİZ İLGİ GÖRMEYE BAŞLADI”

Hakkari Üniversitesi Öğretim Görevlisi Murat Adıyaman, kentin son zamanlarda doğaseverlerin en fazla seçim ettiği yerlerden biri haline geldiğini söyledi.

Bölgenin turizmle anılmasının sevindirici olduğunu belirten Adıyaman, şöyle konuştu:

“Valilik ve Hakkari Üniversitesi’nin çalışmalarıyla Cilo Dağları’nın olduğu bölge Ulusal Park duyuru edildi ve bilinirliliği arttı. aynı zamanda bölgemiz ilgi görmeye başladı. Gerek yurt içinden gerekse yurt dışından birçok doğasever ve fotoğrafçı ilimize gelmeye başladı. Artan Bir Şekilde daha çok turisti ağırlayacağımıza inanıyorum. Alan halkı da turizmdeki canlılıktan memnun. Misafirler bölgemizin güzelliklerine hayran kalıyor. Daha fazla vakit dinmek, yeniden gelmek istiyorlar.”

Turizmin canlanmasıyla doğa sporlarının da geliştiğini, doğa kulübü ve dernek sayısının da arttığını aktaran Adıyaman, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) sürecindeki normalleşmeyle turizmde büyük bir sıçrama beklediklerini açıklama etti.

Muğla’nın Fethiye ilçesinden gelen Ahu Akbaş ise bölgeye ikinci kez geldiğini ve her gelişinde bambaşka güzellikleri keşfetmenin mutluluğunu yaşadığını aktardı.

Cilo’da bir günde dört mevsimi bir arada yaşama imkanı bulduklarını anlatan Akbaş, “Türkiye’nin en hoş dağlarından birindeyiz. İnanılmaz güzel bir coğrafya. Bunu kelimelerle açıklamak mümkün yok. Çektiğimiz fotoğraflarla bunu belgelemeye çalıştık. Bir tarafta inanılmaz zirveler, bir tarafta çiçekler ve yemyeşil bitkiler, dahası da buzullar var daha ne olsun. Birçok fotoğrafçı buraya gelmek istiyor.” dedi.

Eşiyle İstanbul’dan gelen Sati Güler de “Bu dek güzelliklerle karşılaşacağımızı bilmiyorduk. Muhteşem bir kültür ve coğrafya. İnsanları fazla konuksever. Herkesi bölgeye davet ediyoruz. Doğası hiç bozulmamış, insanı çok etkiliyor. Buraları ne şiirle, ne romanla ne de hikayeyle açıklamak mümkün. Gelip görmek, yaşamak gerekiyor. Huzurlu ve rahat bir etraf var. İyi fakat gelmişiz.” ifadelerini kullandı.

“BUZULLARI BAKMAK İÇİN ALASKA’YA GİTMEYE GEREK DEĞIL”

Adana’dan gelen Selman Vefa Şimşek, yöre halkının misafirperverliğinden çok etkilendiğini, her yönüyle bölgeye büyük hayranlık duyduğunu vurguladı.

Hakkari’nin gizli kalmış güzelliklerini keşfetmeye geldiklerini gösteren Şimşek, “Bu güzellikleri kelimelerle izah etmek çok zorlama. Şiir, öykü, roman yazmayı seven, doğaya tutkusu olan, sanata ve sinemaya ilgili olan herkes buraları görmeli. Buzulları görmek için Alaska’ya gitmeye gerek yok.” biçiminde konuştu.

İzmir’den gelen fotoğraf tutkunu Selda Çetin ise “15 gündür bölgeyi geziyorum. Yazı farklı, kışı bambaşka muhteşem. Tek başıma gelip rahatça geziyorum. İnsanlar sofrasını bize açıyor. Her yer fazla tehlikesiz. Hiçbir problemle karşılaşmadım. Doğrusu adına uygu bir coğrafya, cennet gibi.” dedi.

Hakkari’ye 45 kilometre mesafede bulunan Cilo Dağlarına özel ve tur operatörlerinin araçlarıyla ulaşım sağlanıyor.

Araçla dağ yolundan bir saat süren yolculuğun arkasında Cilo Dağlarının eteklerindeki Cennet ve Cehennem Vadisi’ne varan ziyaretçiler, kalan 5 kilometrelik parkuru da rehberler eşliğinde 3 saatte yürüye yürüye buzulların bulunduğu bölgeye ulaşabiliyor.

Yurdun dört bir yanından bölgeye gelen doğa tutkunları, büyük kasaba merkezindeki otellerde konaklayabildikleri gibi, Cennet ve Cehennem Vadisi’nin bulunduğu Merga Bütan Yaylası’nda çadırlarını kurarak kamp yapabiliyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here