Kronik hastalığı olan Erol Akıcı’ün ölümünde hidroksiklorokin şüphesi

0
10
Kronik hastalığı olan Erol Akıcı’ün ölümünde hidroksiklorokin şüphesi
Kronik hastalığı olan Erol Akıcı’ün ölümünde hidroksiklorokin şüphesi

Afiyet Bakanlığı, Kovid-19 tedavisinde ‘Hidroksiklorokin’ etken maddeli ilacın kullanılmayacağını açıkladı. Dünya Sağlık Durumu Örgütü tarafından bir yıl önce kullanılmaması tavsiyesinde bulunulan ilaç yüzünden oğlunu kaybettiklerini söyleyen Selma Sürükleyici, “Benim oğlum Koronavirüs tedavisi için verdikleri ‘Plaquenil’ isimli hap sebebiyle öldü. Şu Anda benim oğlumun ölümünden kim sorumluluk sahibi?” diye sordu.

Salgınla etkin çaba yürütülmediğini söyleyen Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı ise, tıbbı standartlara uygun olmayan bir tedavide ısrar edildiğini belirterek, “Afiyet Bakanı bir doktor. Dolayısıyla tıbbi başvuru formu hatası ve önlenebilir ölümleri önlememiş olması sebebiyle de sorumluluğu büyüktür” dedi.

İLAÇ SONRASI HALSİZLİK BAŞLADI

Kocaeli’de yaşamış Sürükleyici ailesi kovid-19’a yakalanan ve 6 Nisan gecesi kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren 28 yaşındaki oğulları Erol Düzgün’ün ihmaller zinciri sonucu hayatını kaybettiğini bahis etti. Sıhhat Bakanlığının Kovid-19 tedavisinde ‘hidroksiklorokin’ faktör maddeli ilacın kullanılmayacağını açıklamasının arkasından şüphelerinin daha da arttığını bildiren anne Selma Sürükleyici, oğlu Erol Akıcı’ün ‘hidroksiklorokin’ etmen maddeli ‘Plaquenil’ isimli ilacı kullanmasının peşinde halsizleşmeye başladığını söyledi.

Ameliyat olan eşinin artı çıkması üzerine, kalp ve diyabet olan yürüme engelli oğulları Erol Sürükleyici’e de test yaptırdıklarını söyleyen anne Selma Düzgün, “26 Mart günü oğlumun testi fazla çıktı. Afiyet ekipleri eve geldi ve ‘Plaquenil’ isimli ilacı getirdi. Ben onlara da belirttim, oğlum kronik yürek ve şeker hastası. Hiç muayene bile etmediler, ‘Ne olursa olsun bu ilaçları mutlaka kullanacak’ dediler. Aile hekimi de gün aşırı arayıp ‘İlaçlarını mutlaka içsin’ dedi. Oğlum ilaçları aldıktan yarım saat sonradan halsizleşmeye başladı, kendini kaybetti, midesi bulandı ve istifra etti. Ambulans çağırdık, Kocaeli Devlet Hastanesi’ne götürdük, orada servise yatıramayacaklarını, evde bakmam gerektiğini söylediler ve eve geldik” dedi. 

“VEFAT NEDENİ TANSİYONA BAĞLI KALP KRİZİ”

Anne Akıcı, hastanedeki doktorlara yürek ilaçları ile ‘Plaquenil’in birlikte kullanımının ağır olup olmayacağını sorduğunda ise kendisine ayrı saatlerde ilaçları vermeye devam etmesi gerektiği söylenmiş. Bu süreçte kendisi ve kızının testinin de artı çıktığını söyleyen Akıcı, hiçbir semptom göstermediklerini fakat kendilerinin de hap kullanmaya başladıklarını ve ilacın tabi etkilerinin onları da etkilemesi üzerine ilacı bıraktıklarını söyledi.

Anne Sürükleyici, “Oğlum eve geldikten sonradan ilaçlarını vermeye devam ettik. 3. gün yeniden fenalaştı ve özel hastaneye kaldırıldı. Burada durumu ağırlaştı, kalbi durdu. Sonradan entübe edildi ve ikinci kere kalbi durdu. Tansiyonu yükselip kalbine vurunca 3. kere kalp krizi geçirmiş ve kurtaramamışlar. Doktora ölüm nedenini sorduğumda ‘Tansiyonu yükselince kalbine vurdu, yürek krizinden öldü’ dedi. Oğlum benden habersiz bir gün o ilaçları kullanmamış. O vakit çok iyiydi. Ne zaman ilaçları kullandı, o zaman kötüleşti. Kovid-19 tedavisi için verdikleri ilaç nedeniyle öldü” iddiasında bulundu.

“BAKANLIĞIN AÇIKLAMASI SONRASI ŞÜPHELERİMİZ ARTTI”

Oğlunun ölümünden kimin sorumluluk sahibi olduğunu soran Selma Akıcı, “Oğlumun kronik rahatsızlığı olduğunu biliyorlardı. Doktorlara da söyledim, eve ilaç getirenlere de söyledim. Olur Ya bir sürü genç insan bu şekilde ilacın bağlı etkileri sonucu hayatını kaybetti. Bu acı çok büyük, bu durum cezasız kalmasın” dedi.

Sağlık Bakanlığının kovid-19 tedavisinde ‘hidroksiklorokin’ etken maddeli ilacın kullanılmayacağını açıklaması üstüne şüphelerinin da arttığını gösteren Düzgün, “Sağlık Bakanlığı ilacı kaldırdı, ben artık eminim fakat oğlum bu ilaç yüzünden hayatını kaybetti. Bu ilaç kalbe doğrudan doğruya tesir ediyormuş, hiçbir fark gözetmeden bu ilacı herkese kullandırttılar. Derhal benim oğlumun ölümünden kim sorumlu?” diye sordu.

FİNCANCI: İLACIN KULLANIMINDA ISRAR CİDDİ BİR SORUMSUZLUK

‘Hidroksiklorokin’ faktör maddeli ilaçların koronavirüs tedavisinde kullanılmasını ilişkin TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, “Bilhassa otopsi bulgularına baktığımızda SARS-CoV-2’nin damar civarınca zarar meydana getirdiği ve pıhtılaşma bozukluğuna yol açtığına ilişkin bulgular var. Hidroksiklorokin kalp damar sistemi üstünde bağlı etkileri olan bir ilaç. Fazla etkili de bir ilaç, birçok hastalıkta kullanılabiliyor. Kullanmak zorunda olan insanların kaygısına yol açmamak gerekiyor fakat SARS-CoV-2’nin etkisiyle, Hidroksiklorokin etkilerinin bu süreci arttırabileceğini akılda bulundurmak gerekiyor” dedi.

İlacın kullanımında ısrarın önemli bir sorumsuzluk olduğunu söyleyen Fincancı, “Ama natürel 28 yaşında bir insan bu tablodan etkilenmeyecek diye bir şey değil. İyi seyrediyor olabilir fakat tez genel durumun bozulmasına yol açan ‘Sitokin Fırtınası’ dediğimiz bir tablo da ortaya çıkıyor bazen olgularda. Bağışıklık sistemindeki ciddi sorun, hastalığın önünün alınmasını engelleyebiliyor. O yüzden nasıl seyretti, hangi yakınmaları oldu bunları değerlendirmek gerekiyor lakin tabii oysa bu hastalığa bir etkisi olmayan, alt etkileri bilinen, özellikle de bu ast etkilerin virüsün kendi etkileriyle etkileşim içine girme olasılığı olan durumda ilacın kullanılmasında ısrar edilmesi önemli bir sorumsuzluk” diye konuştu.

“BAKANLIK ELİNDEKİ İLAÇLARI BİTİRME ÇABASINA MI GİRDİ?”

Sağlık Durumu Bakanlığının tıbbi standartlara uygun olmayan bir tedavide ısrar ettiğini söyleyen Fincancı, “Sağlık Durumu çalışanlarına da bu tedavinin verilmesinde ısrarda bulunuldu. zaman zaman ‘Bu ilaçları vereceksiniz’ denilerek tehditler edildi. Ayrıca biliyoruz oysa bu hap çiğ maddesi daha önceden alınarak iktidara yakın ‘Koçak Farma’ şirketi göre üretildi; oradan temin edildi. Bu ilacın kullanılmasında bu tür saikler de rol oynamış mıdır? Sıhhat Bakanlığı elindeki ilaçları bitirme çabası içine girmiş midir? Bunları soruşturmak gerekiyor, etkili bir soruşturmaya ihtiyaç var” dedi. “Bu tür ölümler önlenebilir ölümlerdir” diyen Fincancı, ölümlerin önlenebilmesinin koşulunun ise salgınla etkili mücadele olduğunu ifade etti. Sıhhat Bakanı Fahrettin Koca’nın bir doktor olduğunu andıran Fincancı, “Tıbbi dilekçe hatası ve önlenebilir ölümleri önlememiş olması sebebiyle de sorumluluğu büyüktür” diye konuştu. (Evrensel)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here