Meteorolojinin haritasında ‘olağanüstü kuraklık’ tehlikesi

0
25
Meteorolojinin haritasında 'olağanüstü kuraklık' tehlikesi
Meteorolojinin haritasında 'olağanüstü kuraklık' tehlikesi

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, haziran ayı sıcaklık ve yağış değerlendirmesi raporlarının ardındaki, bu kez haziran ayı ve son bir takvim döneme ait kuraklık durumunu bildiren haritaları yayımladı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Standart Yağış İndeksi (SPI – Standardized Precipitation Index) ve Normalin Yüzdesi Metoduna (PNI – Percent of Alışılagelmiş Index) şeklinde iki ayrı metotla meteorolojik kuraklık haritalarını hazırlıyor.

SICAKLIK ARTIYOR, YAĞIŞ AZALIYOR

Meteoroloji’nin temmuz ayının ilk haftasında yayımlanan sıcaklık ve yağış değerlendirmesine ilişkin raporlarda ise Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerindeki yağışların yüzde 98’e varan düşüşler gösterdiği ortaya konuldu. Sıcaklıkların artan bir şekilde arttığı, yağışların da azaldığı bu süreçte meteorolojik kuraklık boyutları da hızla yükseliyor.

ÜLKENİN ADETA YARISI OLAĞANÜSTÜ VERIMSIZ

İki öbür metoda tarafından ölçümler yapılarak hazırlanan 2021 Haziran Ayı Meteorolojik Kuraklık Durumu haritalarında SPI metodu sonuçlarına göre Doğu Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri edinmek üzere ülkenin doğusu, güney Ege ve Aksaray ‘doğaüstü kurak’ gösterildi. En son geçen Mayıs’ta yayımlanan haritalara tarafından, ülke genelindeki ‘mucizevi kurak’ bölgelerin önemli düzeyde arttığı gözlendi.

Iğdır ve güneyi, Trabzon çevresi, İç Anadolu’nun doğu kısımları, İzmir’in güneyinden itibaren Muğla, Antalya, Karaman, Konya, Adana, Hatay civarları ise ‘çok şiddetli kurak’, ‘şiddetli kurak’ ve ‘orta kurak’, bu bölgelere yakın bazı bölgeler de ‘hafif’ kurak’ olarak haritada yer alıyor.

Isparta, Burdur, Manisa, Kütahya, Uşak, Afyonkarahisar, Karadeniz’in batı iç kesimleri normal, Samsun’dan Marmara Bölgesi’ne dürüst olan alan illeri ise hafif, orta, fazla ve fazla ıslak gösterildi.

SON ÜÇ AYLIK VERİLER KORKUTUCU

PNI metoduna göre hazırlanan haritada da meteorolojik kuraklığın boyutları göz önüne seriliyor. Doğu Karadeniz, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri, Akdeniz’in büyük bölümü, Kuzey Ege ve Denizli’nin bir bölümü Haziran ayında ‘şiddetli kurak’ olarak yer alıyor. Son üç aylık haritada ise ‘şiddetli kurak’ bölgeler, Doğu Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri, Akdeniz, Kuzey Ege ve İç Anadolu’nun güney kesimleri ‘şiddetli kurak’ tehlikesi yaşıyor.

‘SON YÜZYILDA GÖRÜLMEDİ’

Haritalara göre olağanüstü şiddetli kuraklık tehlikesiyle karşısında karşıya olunduğunu belirten Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) Bilim Danışmanı Hekim Erol Kesici, “Çoğu bilim insanı değerlendirmesinde, son asır içerisinde, bilhassa geçen yıldan itibaren hava sıcaklıklarının artan bir şekilde artması, yağışların fazla kararsızlığının, bugüne değin görülmediği belirtiyor. Bu bundan böyle ivedi durum ve mutlak suretle önlemler alınması gerekiyor” dedi.

DOĞAL GÖLLER YÜKSELEMİYOR

Ocak ayındaki değerlendirmelerde, bugünkü tehlikeye sinyâl ettiğini hatırlatan Doktor Kesici, “Önümüzdeki bahar ve yaz aylarında ülkemizin fazla şiddetli kuraklıkla karşı karşıya kalabileceğini söylemiştik. Bugünkü sonuçlara baktığımızda, ülkemizin önemli bölümünde meteorolojik açıdan doğaüstü kuraklık yaşandığını görüyoruz. Bu sonucun en kayda değer göstergelerinden biri de doğal göller, su kaynaklarının seviyelerinin bir türlü yükselmemesi” diye konuştu.

SU KAYNAKLARINDAKİ KİRLİLİK ÇOK ÖNEMLİ ETMEN

Güvenilmez yağışlarla göller ve yer aşağı suyun ambar edilememesi nedenleriyle su birikmediğini ve ülkeyi hidrolojik kuraklığa sürüklediğini kaydeden Kesici, hidrolojik kuraklığın da meteorolojik kuraklığı artırdığını söyledi. Su ve nem olmazsa yağışın da olmayacağını kaydeden Kesici, “Bilhassa tatlı su kaynaklarımızın aşırı kirlenmesi de fazla önemli bir etken” dedi.

60ed84b979da3e21d8dea976

‘ACİLEN VAHŞİ TARIMSAL SULAMADAN VAZGEÇİLMELİ’

Türkiye’nin su zengini bir ülke olmadığını vurgulayan Kesici, şu uyarılarda bulundu:

“Su kıtlığı yaşamaktayız. Su havzaları hatalı kullanılmaktadır ve bu konuda maalesef zorunlu önlemler hala alınmamıştır. Doğal dengesi bozulan su kaynakları sosyal, hesaplı çoğu soruna niçin olacaktır. Ülkemizde uygunsuz yerlere bilim dışı fazla sayıda gölet yapılması da bir nedendir. Bugün ülkemizde kullanılan suyun yüzde 75’in üstündeki kısmı tarımda ve vahşi teknikler kullanılmaktadır ve bunun yalnızca yüzde 1-2’si damla sulandırma yöntemlerinden oluşuyor. Acilen bütün tarım alanlarında damla sulandırma sistemlerinin hayata geçirilmesi ve vahşi tarımsal sulamadan vazgeçilmesi gerekiyor.”

‘SU KESİNTİLERİNİ DAHA SIK YAŞAYACAĞIZ’

İnsanların son aylarda, özellikle üreticiler kadar uygunsuz koşullarda gitgide artarak sondajla kuyu açımının hızlandığına uyarı çeken Kesici, “Ve bu şart panik yaratmaktadır. Kuraklık haberlerindeki aşırılık ve halk müziği artık susama krizine girdikleri için çözümü burada aramaya başladılar ve bu çok güvenli olmayan bir şart. Yer altı sularımız da gitgide artarak azaldığı için plansız ve hukuki olmayan kuyu açımlarına izin verilmemeli. Şu andan itibaren çoğu yerde içme suyu bile kısıtlamalı verilmeye başlandı. Tarımda da uygulanmaya başlandı. Önümüzdeki süreçte su kesintisi olaylarını fazla daha sık yaşacağız” dedi.

TARIM ÜRÜNLERİ İÇİN TÜKETİLEN SU MİKTARI

Hem tüketim ayrıca de su kullanımında her alanda önemli tasarruf önlemleri alınması ve insanların israftan kaçınması uyarısında yer alan Kesici, bazı tarım ürünlerinin üretimi için kullanılan su miktarlarını ise şöyle sıraladı:

“1 kilogram domates için 184 litre su, 1 kilogram havuç için 133 litre su, 1 portakal (100 gram) için 50 litre su, 1 elma (100 gram) için 70 litre su, 1 kilogram kırmızı et için 15 bin 455 litre su (813 damacana), 1 hamburger (150 gram biftek) için 2 bin 325 litre su, 1 kilogram kahve için 21 bin litre su, 1 fincan kahve (7 gram) için 140 litre su.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here