MHP lideri Bahçeli’den CHP’ye tüzük tepkisi

0
3
MHP lideri Bahçeli'den CHP'ye tüzük tepkisi
MHP lideri Bahçeli'den CHP'ye tüzük tepkisi

Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Türk Gençliği Büyük Kurultayı” ve “Analar Bacılar Kurultayı”na göze çarpan ederek, “Türk gençliği diri umuduyla, yüksek ufkuyla, coşku ve kasıt dolu tutumuyla yeni bir tarih yazmış, almasını bilenlere mesajların en görkemlisini kararlılıkla vermiştir. Gençlerimiz milletimizin gelecek özlemidir. Bu açlık Allah’ın izniyle büyük Türkiye ülküsünün gerçekleşmesiyle vuslata erecektir.” diye konuştu.

Devlet Bahçeli, “Cemil Meriç’in söylediği üzere, ‘Dava irfanımızı her yerde fetheden, bugünümüzü düne bağlayan’ bir gençlikle önümüze çekilen kalın perdeler birer birer yırtılıp atılacak, Türkiye büyüyüp Turan olacaktır.” yorumunu yaptı.

“DÖNEMLERE HAPSOLANLARIN AKSİNE DEVİRLER ÜSTÜDÜR”

Türk tarihinin, hasreti çekilen eski ve baki bir eser olduğunu vurgulayan Bahçeli, bu eseri her tarafta kaleme alacak, geleceğin tertemiz ve yaşanmamış ortamına inançla taşıyacakların, Türk gençliği olduğunu söyledi.

İstifhamların kafalarda kök salmasına engel olanın, kin ve nefretin kalplerde yuva yapmasına müsaade etmeyen asil Türk gençliği, bu gençliği temsilen de Milliyetçi-Ülkücü gençlik olduğunu dile getiren Bahçeli, “Kim fakat Türk gençliğini değil sayıyorsa, adını anmıyorsa, siyasi ve ideolojik istismarın konusu yapıyorsa, biliniz fakat karanlık, kabalık, kuraklık ve küstahlık içindedir. Onlar soysuz bir çağdaşlığın fevkinde çağlar üstüdür. Dönemlere hapsolanların tersine devirler üstüdür. Bildiğiniz gibi, şöhret, şehvet ve mal varlığı âmâ bir labirenttir.” görüşünü paylaştı.

Elinde bir gaz lambası bile olmadan dolaşmaya kalkışanların, aynısıyla dibi görünmeyen uçurumlara kanat çırpanlar olduğunu kaydeden Bahçeli, “Gençlerimiz yeri geldi mi aklıselim ve sorumlulukla uçurumların önüne göğsünü geren, yeri geldi mi de ulusal geleceği kötürüm hale sokmak için fırsat kollayan odaklara yargı ettikleri şamarı indiren aristokrat duruştur. Gençliğimiz yüz akımız, önü arkası kesilmeyecek akınımızdır. Onların gereksinim ve taleplerini yerine getirmek, sitem ve şikayetlerini çözümle kesiştirmek siyaset kurumunun belli başlı görevidir. Milliyetçi ülkücü gençlik, Türk gençliğinin kalpgahıdır. Kökü Ötüken’de, kaynağı Issık Gölü’nde, kavgası da Türk ve İslam düşmanlarıyladır. Bu gençlik bizim baş tacımız, medarıiftiharımızdır.” değerlendirmesinde bulundu.

“Biz analarımıza bakınca, bacılarımızı görür görmez gelecek Türk nesillerinin üçgenin taban olmayan kenarı sesini duyuyoruz” diyen Bahçeli, bu kapsamda Türk gençliğinin, analar tamamen var olduğunu ifade etti.

“TÜRK-İSLAM MEDENİYETİ, AYAĞINA GEÇİRİLMEK İSTENEN PRANGALARI KIRIP ATACAKTIR”

İki kurultayın da maneviyat birbiriyle pekiştiğini ve örtüştüğünü gösteren Bahçeli, şunları kaydetti:

“Dikkatlerinizi sürüklemek isterim ama bugün Batı dünyasına egemen olan sosyal ve hesaplı mimari, bunun yanında değerler sistemi büyük çapta tatminsizlik ve huzursuzluklara yol açmaktadır. İnsan gün geçtikçe sadece yiyip içen, yalnızca diğer esas ihtiyaçların peşinden koşan, insani ve vicdani felaketlere tamamıyla sessiz kalan, neden var olduğunu, neden yaşadığını düşünmeye fırsat bulamayacak şekilde sürüklenip dışarı giden bir yıkım döngüsünün pençesindedir. Analarımızın, bacılarımızın, gençlerimizin fedakarane mücadele ve çabasıyla bu döngü bizim semtimize bile uğramayacak, Türk-İslam medeniyeti yeni bir yükseliş hamlesiyle ayağına geçirilmek istenen prangaları kırıp atacaktır.”

“GERÇEKLERDEN UZAKTA BİR MİLLİYETÇİLİK HAVADA VE BOŞLUKTA UÇUŞAN FİKİR KIRINTILARI GİBİDİR”

Bahçeli, Prof. Dr. Erol Güngör’ün “İslam’ın Bugünkü Meseleleri” isimli eserine değinerek, “Milliyetçilik, bir dış mesele olarak göründüğü vakit yerli kültürün, tanıdık olmayan kültüre karşı çıkması şeklinde cereyan etmektedir. Bir iç mesele olduğu süre ise başlıca meslek memlekette milli birliğe engel olacak mahiyetteki kültürel, idareli ve sosyal farklılaşmaların asgariye indirilmesidir. Milliyetçilik ilk hamlede ulusal birlik ve bütünlüğün kazanılması davasıdır.” sözlerini sarf etti.

Milliyetçiliğin, yabancı akımlara karşı güvence, ulusal birlik ve dayanışma ruhunun da güvenlik duvarı olduğunun altını çizen Bahçeli, “Hayattan kopuk, insandan mahrum, gerçeklerden uzaktan bir milliyetçilik havada ve boşlukta uçuşan düşünce kırıntıları gibidir. Bizim milliyetçiliğimiz bizatihi hayatın içindedir, milletimizin vicdanındadır, Allah’ın izniyle iradesinin de tezahürü olacaktır. Arzumuz, amacımız ve arayışımız öteden beri budur. Milliyetçi Hareket Partisine atılan iftiraların, yoğunlaşan saldırıların, yaygınlaşan küresel tahammülsüzlüklerin gelişim ve ilerleyiş rotası titizlikle okunduğu takdirde, bunların hiç birisinin tesadüfi olmadığı görülecektir.” düşüncesini dile getirdi.

“BİR MİLLETİN YÜKSELİŞİNİN MÜSPET DAYANAĞI MİLLİYETÇİLİKTİR”

Yeni bir dünya düzeninin söylem ve dayatmasının, hatta milletsiz devlet, devletsiz halk müziği projelerinin önündeki en büyük engelin ulusal devletler ve güçlü halk müziği oluşumları olduğuna dikkati çeken Bahçeli, “Böylece küresel güçler ve mütecaviz ülkeler, ulusal devletlerdeki idare iradesinin millet üstü birliklerle ve güçlerle paylaşılmasını uzun süreden beri dayatmaktadır. Bu paylaşma, kuşkusuz ki baskın gücün lehine, mahkum milletin aleyhine gerçekleşecektir. Ama, bu bakışımsız etki doğrusu milliyetçiliğin yükselmesinin de bir dayanağıdır.” dedi.

Küresel aktörler açısından, ülkelerdeki yükselen milliyetçiliğin kırılmasının, dil, din, ırksa veya mezhep farklılıklarının kaşınması ve bunların üzerinden birincil etapta özerk, daha sonra da federal devletler oluşturulmasının melun bir niyet olarak daima güncelliğini koruduğunu açıklayan Bahçeli, bu hedefe öncelikle taşeronlar eliyle ulaşılmasının başlıca alındığını söyledi.

MHP Genel Başkanı Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bununla mündemiç CHP, HDP, İP, DEVA, Gelecek Partisi ve irili ufaklı öteki zillet partileri tembihli, görevli ve taşeron siyasetin kirli temsilcileridir. Zillet ittifakı, çözülme ve facia siparişini bedeli mukabilince almıştır. Zira her şey gün gibi ortadadır, zelil siyaset simalarının kaçacak, gerçekleri inkar edecek hayası da, hali de kalmamıştır. Baskın güçler, kendi yayılmacı emelleri için milliyetçi perspektifle hareket ederken, ellerini uzattıkları ülkeler için milliyetçiliği bastırmaya, karalamaya, kötü göstermeye niyetlenmek gibi bir ikilemin ve tenakuzun dibindedir. Ama maksadı ne olursa olsun, küresel sömürünün önündeki en manâlı engel ulusal devlet yapısı ve bu yapının temel taşı olan Milliyetçi Hareket ve Cumhur İttifakı’dır. Diğer bir deyişle, bir milletin yükselişinin müspet dayanağı milliyetçiliktir; ulusal kimliğin gücü de ulusal devletin duygusuz sağlamlığıdır. Küresel gelişmelerin bir figüranı, dingin bir ögesi, pasif bir yüklenicisi yok, baş aktörü olmayı hedefleyen milliyetçi fikriyat, yalnızca Türkiye’yi değil soydaşlarımızı ve müşterek kültür dairesinde yaşayan mazlum milletleri de kurtaracak harikulade bir anlayışı temsil etmektedir. Buradan çıkarılması gereken sonuç, çoğulcu yeni bir dünya sistemine duyulan ihtiyacın, yeni yeniden kurgusu yapılması gereken uluslararası yeni bir dengenin şart olduğu gerçeğidir.”

Bugün bütün insanlığın, çevre sorunundan enerji sorununa, hesaplı eşitsizlikten terör sorununa, bulaşıcı hastalıklardan yargı sorunlarına değin yüz yüze bulunduğu tehlikelerle ortak bir kaderi paylaştığını bildiren Bahçeli, “Bu ortaklık insanlık değerlerinin, insanlık mirasının, insan olmanın övünç ve şerefinin ortak paydasıdır. Dünyayı daha yaşanır bir yer haline getirebilmek, Afrika’dan Asya’ya, Avrupa’dan Amerika’ya değin yerkürenin her köşesinde yaşamış tüm insanlık için zaruri bir hedef haline gelmelidir.” diye konuştu.

Bu anlayışın, bir yönüyle Türk milliyetçilerine düşen tarihi tahsis ve sorumlulukları gösterdiğini kaydeden Bahçeli, şöyle devam etti:

“bununla beraber cihan imparatorluğu kurmuş olan aziz ecdadımızdan kalan yönetim mirasının da bir gereğidir. İnsan merkezli, hak ve hak ilkelerine müzahir, gönüllü paylaşımı ve meslek birliğini amaçlayan, küresel kaynakları hakkaniyetle insanlığın istifadesine sunan yeni bir aydınlanma süreci, inanıyorum fakat Türk milletinin doğrulmasıyla başlayacaktır. Bu ümit yeşerdikçe ihanet kamçı yemiş, çifte çemiş gibi tepinmektedir. Gelişmelerin seyrine baktığımızda, ilhamını ve sevgisini büyük Türk milletinden alan Milliyetçi Hareket, devlet ve milletimizin bekası için dünden daha manâlı ve kutsal bir görevle karşı karşıyadır. Ve Cenabıallah’ın izniyle bu kutlu görevi partimiz Cumhur İttifakı çatısı altında başarıyla yerine getirecektir. İnancımız, kararlılığımız ve hedefimiz bu yöndedir.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here