Son ankerlerden meydana çıkan sonuçlar Ahali İttifakı’nda çatlak oluşturdu

0
10
Son ankerlerden meydana çıkan sonuçlar Ahali İttifakı'nda çatlak oluşturdu
Son ankerlerden meydana çıkan sonuçlar Ahali İttifakı'nda çatlak oluşturdu

Milliyet Gazetesi Yazarı Başarı Şahin, bugünkü “Millet İttifakı’nı çatlatan anketler” başlıklı köşe yazısında anket sonuçlarında, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ile İYİ Parti Genel Başkanı Akşener’den önce Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın çıkması liderleri kara kara düşündürdüğünü yazdı. 

İşte Zafer Şahin, İYİ Parti ve CHP arasındaki krizin detaylarını kaleme aldığı yazısı: 

Ahali İttifakı’nın önünde aşması gereken iki temel sorun var. Birincisi, HDP’yi nerede konumlandıracaklarına bir türlü karar verememeleri. İkinci sorunları ise popüler belediye başkanlarını çatı aday olmamaya nasıl ikna edeceklerini bilememeleri.

Popülerlik meselesi kayda değer. Buraya her yerde döneceğiz. Önce bir anketten bir takım rakamlar paylaşalım. Öyle siyasi partileri, belediye başkanlarını hoşnut etmek, kamuoyunu manipüle etmek için masa başında yapılmış, iyice şehvetli içerikli bir anketten bahsetmiyorum. Bir siyasi parti tarafından orman yangınları ve sel felaketleri sonrasında sahadaki fotoğrafı net olarak görüp, yol haritasını buna göre atamak için yaptırılan bir araştırma bu.

Vatandaşa isim vermeden “Kimi Cumhurbaşkanı bakmak istersiniz?” diye sormuşlar. Yüzde 44 bu soruya ‘Erdoğan’ cevabını vermiş. Peki, Erdoğan’ın arkasından kim geliyor sizce? Kılıçdaroğlu mu Akşener mi?

İkisi de değil. Yüzde 18 ile Mansur Yavaş. Evet, hayret verici lakin şu anda ismi Ahali İttifakı’nın çatı adayı olarak geçenler arasında en popüler ad Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı! Onu yüzde 10.5 ile Meral Akşener izliyor. Ekrem İmamoğlu diyenlerin oranı yüzde 6.5, Kılıçdaroğlu diyenler ise yüzde 6.

Bu rakamlar belediye başkanlarına bir süredir “Oturun oturduğunuz yerde” mesajları veren Kılıçdaroğlu-Akşener ikilisini kara kara düşündürüyor. Yavaş ve bu ankette oyu düşük çıksa da İmamoğlu’nun popülaritesi iki genel başkandan da yüksek. Onlar dururken kendilerini veya başka birini namzet gösterseler muhalif seçmeni sandığa götürmekte sıkıntı yaşayacaklar. Yavaş veya İmamoğlu’nu çatı aday yapsalar muhalefetin doğal lideri bu ikisinden biri olacak. Ayrıca Kılıçdaroğlu hem de Akşener’in siyasi hayatı fiilen bitecek. CHP ile İyi Parti arasında son dönemde baş gösteren kriz bundan böyle iki liderin varacakları bir uzlaşmayla giderilebilecek boyutu aştı. Şimdilik yoklama altına gücenmiş gibi görünen belediye başkanları anketlerde genel başkanların önünde çıkmaya devam ettikçe yeni krizler mecburi.

Gelelim anketin siyasi partilerle ilgili bölümüne. AK Parti yüzde 37’de. Minik de olsa bir yükseliş görülen CHP’nin oyu yüzde 26. Yükseliş trendindeki bir öteki parti MHP. Mevcut yüzde 10 barajının üzerinde MHP. Bazı anketçilerin yüzde 13-14 bandında gösterdiği İyi Parti de yüzde 10’larda. HDP’nin oyu 10.5. Büyük ümitlerle yola çıkan Ali Babacan’ın partisi yüzde 1.5. Davutoğlu’nunki ise 0.5’te kalmış durumda.

Daha seçime uzun bir zaman var. Köprülerin altından fazla sular akacak. Fakat pandemiyle beraber onca yıkım ve idareli saldırılara maruz kalan iktidarın karşısında muhalefet bir arpa boyu yol alamamış gibi görünüyor. Çağırmak fakat sosyal medya siyasetiyle sadece oradaki fanatikleri etkileyebiliyorlar. Vatandaşın gönlüne girmek için sahada daha çok koşturmaları lüzumlu. Anketler pek diyor.

Kemal Bey’in 12 Eylül mesajı

CHP lideri Kılıçdaroğlu “İktidarını 12 Eylül’e borçlu olanlar darbelerle hesaplaşamaz” diyerek Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yüklenmiş!

Şu ahir ömrümüzde Erdoğan’ın, 12 Eylül cuntacılarına, 28 Şubat’ın post-çağdaş darbecilerine, 15 Temmuz’un FETÖ’cü hainlerine adalet önünde hesap sorduğunu kanımca görmesek, “Kemal Bey’in bir bildiği var illaki” diyebilirdik.  Fakat saf ve yalın gerçeği, yani Türkiye’de darbelere direnen ve darbecilerle hesaplaşan tek siyasinin Erdoğan olduğunu yaşayarak görmüş insanlarız.

Bu süreçte gördüğümüz bir öteki gerçek de Kemal Bey’in siyasi hayatının en büyük fırsatını 15 Temmuz gecesi kaçırması oldu. O gece daha önce taahhüt ettiği gibi tankın önüne geçip darbeye direnseydi bugün farklı bir hikâyeye sahip olabilirdi CHP lideri. Fakat yapamadı. Rusya’da tankın önünü geçip kahraman olan ayyaş Yeltsin dek tehlike alamadı. Darbe gecesini televizyon aleyhinde geçirdi.

Tam da bu sebeple 12 Eylül’ün sene dönümünde rakibini ‘darbeye borçlu olmakla’ suçlaması hem inandırıcı değil ayrıca de komik kaçıyor.

KAYNAK: MİLLİYET

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here