Tecrübeli psikologlar, pandemiyi anlattı

0
32
Tecrübeli psikologlar, pandemiyi anlattı
Tecrübeli psikologlar, pandemiyi anlattı

Sağlık Durumu sektöründe, eğitimde ve meslek dünyasında psikologlar çok aktif rol alıyorlar fakat mesleklerini çerçeveleyen muhakkak yasalar halen bulunmuyor. 10 Mayıs Dünya Psikologlar Günü çerçevesinde görüşlerini paylaşan uzmanlardan Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy, psikologların da psikolojik sağlamlık için uğraş verdiklerini söyledi. Demirsoy, Türkiye’de psikolog olmanın zorlukları olduğuna uyarı çekiyor.

 

Başkalarına destek edebilmek için ilk kez bizlerin durumu kabullenip sürece alışması gerekliydi diyen Klinik Psikolog Yıldız Burkovik ise salgının bu dek uzun süreceğinin öngörülemediğini belirtti. Burkovik, afiyet çalışanları olarak pandemide öncelikle ruh sağlığının yüksek tutulmasını hedeflediklerini de sözlerine ekledi. 

 

Her sene 10 Mayıs tarihi ‘Dünya Psikologlar Günü’ olarak anılıyor. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Psikoloji Hizmetleri Koordinatörü Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy ve Psikoloji Hizmetleri Genel Koordinatörü Klinik Psikolog Yıldız Burkovik; mesleklerini seçme nedenlerini, düşüncelerini ve birer psikolog olarak engebeli pandemi koşulları ile mücadeleleri ile ilgili değerlendirmelerini paylaştı.

 

Çiğdem Demirsoy: “Kaygılanıyoruz fakat üstesinden gelebiliyoruz”

 

Herşeyden önce psikologların da insan olduğunu ve risk aleyhinde doğal olarak kaygılandıklarını söyleyen Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy, “Vesvese ile başa çıkma yöntemlerini bildiğimiz için üstesinden gelebiliyoruz ama zorlu bir dönemdeyiz, keza iş hem de özel yaşamı sürdürürken bazı pratik yaşam zorlukları olabiliyor. Bir yana işimizi yaparken yalıtım kısıtlamalarına ayak uydurmaya çalışıyoruz. Mesleğin icrasında online yürütebildiğimiz hizmetler olsa da yüzyüze yapılması gereken bir takım uygulamaların aksamaması için çözümler üretmek zorundayız. Özel yaşamda ise en basiti market alışverişini emin bir saatte yerine getirmek gerekiyor lakin sabahtan işe giderken ve akşam işten çıktığımda kapalı oluğu için zorluklar yaşanabiliyor. Yaşamsal zorlukların olduğu bir dönemdeyiz. Tabiki bizde o zorluklarla başa çıkıyoruz. Sıhhat çalışanı olarak biz tekrar tekrar mesaideydik. Bütün zamanlı olarak daima mesaimizi yapıyoruz. Başkalarına şiddet ve destek devretmek zorundayız. Psikolojik sağlamlığımızı koruyabilmek için bizler de çaba veriyoruz.” dedi.

 

Çiğdem Demirsoy: “Endişe insanı bitiren bir koşul”

 

Kaygının insanı tüketen bir koşul olduğunu bildiren Demirsoy, “Aralıksız tehlike algısı içerisinde edinmek ve risk ile ilgili fazla zihinsel mücadele içinde olmak kaygıyı arttıran sebeplerdir. Bir anlamda işimizin başında edinmek bizi kaygıdan koruyor. Başkalarına da sürekli bu konulara odaklanmamalarını tavsiye ediyoruz. Yeteri kadar, gereği kadar önlemi aldıktan sonradan hayatlarına devam etmelerini, hayatlarını kısıtlanma döneminde de olası olduğu değin batmış kılmalarını ve günlük rutinlerini devam ettirmelerini söylüyoruz.” diye konuştu.

 

Çiğdem Demirsoy: “Sosyal hayatta psikologlardan aralıksız empati bekleniyor”

 

Hayatta dağıtılmış sosyal rollere sahip olduklarını ifade eden Demirsoy, “Farklı sosyal rollerimiz var ve o rollerde sergilenmesi beklenen davranışlar da ayrı. Dost ve aile ilişkilerinde psikolog olduğu için daima empati yapması, defalarca anlayışlı olanın o olması gibi beklentiler olabiliyor. ya da kendi meslek gücünü iyi incelemek, sınırlılıklarını bilebilmek, ihtiyaçlarının farkında almak bu tür ırk için geçerli. Yalnızca psikolog değil, doktor veya yargıdan sorumluluk sahibi kişilere atfedilen emin roller oluyor. Orada onların da insan olduğunu unutmamak önemli.” dedi.

 

Çiğdem Demirsoy: “Pandemide psikolojinin değeri anlaşıldı”

 

Mesleğe uzun yıllarını veren Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy, pandeminin yaşandığı bu engebeli dönemde insanların daha fazla gereksinim duymasından dolayı psikolojinin öneminin arttığını söyledi ve sözlerine şöyle devam etti:

 

Türkiye’de psikolog olmanın bazı zorlukları var. Çünkü henüz Psikologların çeşitli iş kollarındaki faaliyetlerinin sınırlarını belirleyen bir iş yasasına sahip değiliz. Sıhhat sektöründe, eğitimde ve meslek dünyasında psikologlar fazla etkin rol alıyorlar fakat mesleklerini çerçeveleyen belli yasalar yok. Bu bir takım durumlarda mağduriyetlere yol açabiliyor. Defalarca psikoterapi gerçekleştirmek, insanları anlayışlı olmak, insanların rahatlamasına, gelişimine, güçlenmesine yardımcı olmak isteğimdi. Terapist almak istiyordum. birincil üniversite hastanesinde görevime başladım, 12-13 sene değin çalıştım. Oradan ayrıldım ve özel sektöre geçtim. Çünkü hastanede kalsaydım ola ki hala testör olarak çalışmaya devam edecektim. Üniversite hastanesiydi fakat o yıllarda psikologlar için akademik olarak ilerleme şansımız da yoktu. Bu kurumda Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın psikoloji bilimine verdiği siklet tamamen mesleğimi çok doyurucu yaşadım. Psikoloji ve felsefe konusunda okumalar ile hayata ayrı bir gözle bakmayı da öğrendim.”

 

Yıldız Burkovik: “Ruh sağlığının yüksek tutulmasını hedefledik”

 

Uzun yıllardır sahada aktif tayin yapan ve klinik deneyime sahip olan Klinik Psikolog Yıldız Burkovik ise ‘Pandemi döneminin uzun bir zaman alabileceği birçok kişi için fazla öngörülemez bir durumdu’ dedi ve sözlerine şöyle devam etti:

 

“Bu yüzden alışma evresi için biz psikologların başkalarına yardımcı olabilmesinin ön şartı ilk önce bizlerin durumu kabullenip alışmasıydı. Bunun karşısında yer alıp zıtlaşanlardan olmak virüsle el sıkışmış almak demek olduğundan, kayıpların daha da fazla artmasına niçin olacaktı. Bütün sağlıkçılar olarak sağlığın çökmemesi için öncelikle ruh sağlığının yüksek tutulmasını hedefledik. Bizler de zamanla pandeminin biteceğine inanarak psikolojik sağlamlığımızı koruyabildik. Eğer kesintisiz negatif düşünürsem, zihnimi dürüst yöne yönlendirmez ve kendimi dingin tutarsam hiçbir şey yapamam. böylece kendimi geliştirmeye devam ediyorum. Hedefler koyuyorum ve o hedeflere dürüst ilerlemeye gayret ediyorum.”

 

Yıldız Burkovik: “Psikolog duyguları anlayıp mantığını kullanabilmeli”

 

Mesleğin ilk başlarında danışanları çare ederken dinlediklerinden etkilendiğini ifade eden Burkovik, “Ara Sıra gittiğim her yere kişileri yanımda götürüyormuş gibi hissediyordum. Ama zamanla bu durum azalmaya ve artık herşey yerli yerine oturmaya başladı. Dinlediklerimin etkilememesi için mantığımı devreye sokuyorum. Duygular devrede olursa etkilenme süreci artar ve o yüzden mantıkla sürdürmek gerekir. Duygularımız çok fazla ise psikolojik durumlar daha fazla açığa çıkar. O yüzden bir psikoloğun yapması gereken duyguları anlayıp mantığını devrede tutabilmektir. Psikoloğun her koşulda çalışmasının önemli olduğunu zihnimde netleştirdiğim için etkilenme minimuma indi.” diye konuştu. 

 

Yıldız Burkovik: “Danışanlar çok şey öğretti”

 

Bu mesleğin içindeyken aldığı eğitimleri kendisi için bir terapi ve en büyük avantajı olarak niteleyen Burkovik, “Çoğu dönemde yaşadığım sıkıntıları bu meslekle toparladım. Bana bununla beraber gelen danışanlar da fazla şey öğretti. Ilk Olarak yabancı olarak gelen bir kişinin güvenmesi onurlandırdı ve birşeyleri birlikte başardıkça ne kadar kıymetli bir rastlama olduğunu hissettirdi. Bunu kaybetmemek ve her yeni kişi ile daha fazla artması, yaşamımın daha önemli olmasını sağladı. Eğer işinizi seviyorsanız ayaklarınız geri geri gitmez, tekrar tekrar ilerlersiniz ve her gün yeni şeyler keşfedersiniz. Keşif heyecan vericidir. Özellikle şahısların özel dünyasına kendi insiyatifleriyle eğlence edilmek ve o güveni verebildiğinizi çakmak sahiden mükemmel bir duygu. İnsanlara bu mesleği seviyorlarsa yapmalarını öneririm.” dedi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here