TTB: Bakanlık Hidroksiklorokin sorularını yanıtlasın

0
47
TTB: Bakanlık Hidroksiklorokin sorularını yanıtlasın
TTB: Bakanlık Hidroksiklorokin sorularını yanıtlasın

Afiyet Bakanlığı 7 Mayıs’ta artık korona tedavisinde ‘hidroksiklorokin’ etmen maddeli ilacın kullanılmayacağını açıkladı. Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi’nden yapılan açıklamada laf konusu ilacın Dünya Afiyet Örgütü tarafından bir yıl önce kullanılmaması tavsiyesinde bulunduğu hatırlatıldı.

Açıklamada şöyle dendi: “Dünya Sıhhat Örgütü’nün 2020 Mayıs ayında Covid-19 tedavi protokolünden çıkardığı, Türk Tabipleri Birliği olarak da tüm raporlarımızda ve değerlendirmelerimizde ısrarla Covid-19 hastalığı için kullanılmaması gerektiğini söylediğimiz “hidroksiklorokin” etken maddeli ilacın, esas ilkesi “önce zarar verme” olması gereken kamusal afiyet otoritesi kadar bir yıldır hangi kanıta dayalı olarak kullanılmaya devam edildiği topluma açıklanmalıdır.”

TTB, Sağlık Durumu Bakanlığı’na şu soruları yöneltti:

“İlacın Türkiye’de kullanılmasını bir galibiyet öyküsü olarak anlatan bakanlığın 7 Mayıs 2021 tarihi itibari ile bu ilaçtan cayma nedenleri nedir? Ülkemizde yaygın, yoğun kullanımı destekler veriler var idiyse neden bu çare olanağından uluslararası kamuoyu yoksun kılındı ve niçin derhal protokolden çıkarıldı? İlacı kullanan hastalarda bu ilacın tesir ve tabi tesir sonuçlarına dair bir egzersiz üretilmiş mıdır?” 

Yorumlama şöyle devam etti: “Bu konuda Afiyet Bakanlığı eliyle çok merkezli çalışmaların türlü engellemeler ile karşılaştığı, kimi uzmanlık derneklerinin başvurularından sonuç alamadığı bilinmektedir. Bakanlığın yaptığı bir egzersiz varsa verilerin sonuçlarının paylaşılması bu değişikliğin ardından bilimsel, yönetsel etik sorumluluk gereğidir. Güncellenen tedavi protokolünde halen yer alan favipravire karşın incelemeler yapılıp yapılmadığı, Sağlık Durumu Bakanlığı’nın elinde verilere dayalı bir çalışma var ise afiyet çalışanları başta edinmek üzere tüm kamuoyuna açıklanması gerekmektedir.

Yukarıda yer alan bütün sorularımızı Sağlık Bakanı’na ilettiğimizi belirtir, bakanı ve Bilim Kurulu’nu topluma hesap vermeye çağırdığımızı kamuoyuna bildiririz.”

TTB PANDEMİ ÇALIŞMA GRUBUNDAN BERAT ÇAĞRISI

TTB Pandemi Çalışma Grubu da koronayla uğraş için geliştirilen aşıların yaygınlaşması için berat haklarının kaldırılması çağrısında bulundu. 

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“KAMU FONLARI AKTARILDI”

Pandeminin sona ermesi için geliştirilen aşıların bütün dünyada yaygın olarak uygulanması fazla kritik bir tartma taşımaktadır. Aşılamanın geciktiği her dakika küresel olarak hastalık yayılmaya devam etmekte ve yaşam kayıplarına yol açmaktadır. Durumun ciddiyetini dikkate alan kamu kurumları ellerindeki data birikimini ve bütün kaynakları küresel bir felaketle karşı karşıya olunması nedeniyle şirketlerle paylaştılar, devletler şirketlere “çabuk çözüm finansmanı” adı aşağıda milyarlarca dolarlık millet fonu aktardılar. Bunun sonucunda şipşak birçok aşı geliştirildi.

“PATENT KORUMASI ASKIYA ALINABİLİR”

Şu Anda tatmin edici doz aşı üretimi ve küresel erişim için mücadele harcanması gerek. Ancak bu aşamada aşılara erişimin önünde büyük bir engel olarak karşımıza berat hakları çıkarıldı. Ama, küresel olarak fazla yaygın bir biçimde görülmesi ve artan bir şekilde büyüyen bir biçimde ölümlere neden olması; Dünya Ticaret Örgütü’nün (DTÖ) Doha Deklarasyonu’nda tanımlanan TRIPS Anlaşması’nın esnetilmesi ve patent korumasının askıya alınmasının koşullarının oluştuğunu göstermektedir. Nitekim ABD ve AB aynı yönde açıklamalarda bulunarak patentin kaldırılmasını destekleyeceklerini belirtmiş, Dünya Sıhhat Örgütü de bu tutumu alkışlamıştır. Hâl böyle iken DTÖ ekim ayından beri bu konuyu bahis etmesine karşın hâlâ bir karar vermemiştir.

“GECİKİLEN HER DAKİKA VEFAT ÇAĞIRMAK”

Patent korumasının esnetilmesi, “İlaç Patent Havuzu” oluşturulabilmesini ve bu yolla aşıya eşitlikçi bir biçimde erişilebilmesini sağlayacaktır. Gecikilen her dakika göz yumulan ölümler anlamına gelmektedir. bu nedenle Türk Tabipleri Birliği;

Halk kaynakları, bilim insanları ve toplumun katılımıyla geliştirilen aşı ve ilaçların şirketlerce patentlenmesinin adil olmadığı,

Aşı ve ilaçlar üzerindeki fikri mülkiyet haklarının erişim üstünde büyük bir engel oluşturduğu,

Pandemide yaşanan büyük insani krizin oysa aşılar üzerindeki patent haklarının kaldırılmasıyla ve imal olanaklarının artırılması ile muhtemel olacağı,

noktalarında toplumun ve politika belirleyenlerin dikkatini çeker. TTB hem, Dünya Tabipler Birliği’ne ve ülke tabip örgütlerine, patent haklarının kaldırılması için yetki ve etki sahibi ulusal ve milletlerarası kurumlar nezdinde girişimde bulunmaları yönünde çağrıda bulunur.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here