Türkiye gazetesinden kovulan Süleyman Özışık da ‘helâllik’ istedi

0
7
Türkiye gazetesinden kovulan Süleyman Özışık da ‘helâllik’ istedi
Türkiye gazetesinden kovulan Süleyman Özışık da ‘helâllik’ istedi

Organize kabahat örgütü hükümlüsü Sedat Peker’le İçişleri Bakanı Süleyman Asilzade arasında aracı olduğu iddia edilen isimlerden Süleyman Özışık’ın Türkiye gazetesindeki yazılarına son verildi. Köşesinde okuyucularla vedalaşmasına müsade verilen Özışık, ‘Aklanıncaya kadar’ başlıklı yazısında ‘helâllik’ istedi.

“Süleyman Özışık ile en son geçen sene haziran ayında görüştüm” diyen Soylu’nun 24 Eylül 2020’de Süleyman Özışık ile birlikte TGRT programına çıktığı ve resim çektirdikleri gündeme gelmişti.

Yaşanan tartışmaların peşinde ardındaki Mücahit Ören’e ait İhlas Gazetecilik bünyesinde yayımlanan Türkiye gazetesi, Süleyman Özışık’ın yazılarına son verdi.

Süleyman Özışık’ın son yazısının bazı bölümleri şöyle:

“Şu lahza yaşadıklarımın nasıl bir şeye benzediğini size şöyle anlatabilirim… Yol ortasında çıkan bir çatışma sonucu seken kurşunun isabet ettiği ilgisiz adam gibi hissediyorum.

Tamamen gazetecilik refleksiyle bir yıl araştırdığım ve araştırdığımı da devlet kademesine bilgi alma nedeniyle bildirdiğim DHKP-C ve ‘F…’ konulu iki dosyanın sonuçlarının taa buraya uzayacağı aklımın ucundan bile geçmedi.

Sadece şunun bilinmesini istiyorum.

Gazeteci olarak haber konusu olan herkesle konuştum, bugün olsa tekrar konuşurum. Fakat konuştuğum hiç kimse ile “ticari, istihbari ve gayri hukuki ya da gayrı ahlaki” bir ilişkim olmadı.

Buna Allah’ım şahittir!..

Hınç, nefret ve garez duyguları ile saldıranların ne dediği umurumda yok.

Ama bugüne dek bana inanan, güvenen ve söylediğim söze itibar eden herkesin şunu bilmesini istiyorum.
Ben sizin başınızı yere eğeceğiniz hiçbir şey yapmadım. Sizi utandıracak, “Sen de mi” dedirtecek hiçbir işin içinde olmadım.


Süleyman, Hadi ve Mehmet Özışık kardeşler.

İçişleri Bakanı Sayın Süleyman Asilzade’nun yaşanan diyaloglarda adım geçtiği için hakkımda yaptığı bir kabahat duyurusu var.

Üzerimde oluşan böyle bir şaibe varken köşe yazarlığına devam etmeyi onurum kabul etmiyor. böylece; bana inanmalarına, arkamda durmalarına ve “Yazılarına devam et” demelerine karşın gazetem ‘Türkiye’nin yönetiminden müsaade istedim.

Ben, hayatım her tarafında kimseye kumpas kurmadım, kimseye ihanet etmedim. Düşen kim varsa ona “kardeş” eli uzattım. İnandığım Allah davası için ve o davaya hizmet edenler için elimden geldiğince uğraş ettim.

Sözün özü…

Yargı huzurunda ve sizin vicdanınızda aklanıncaya değin kâğıdı kalemi vazgeçme kararı aldım.

Hakkınızı helal edin.”
 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here