Ursula von der Leyen: “Türkiye ile ilişkilerimizin farklı boyutları üzerinde çalışmaya devam edeceğiz”

0
2
Ursula von der Leyen:
Ursula von der Leyen: "Türkiye ile ilişkilerimizin farklı boyutları üzerinde çalışmaya devam edeceğiz"

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa Parlamentosu Genel Kurulunda, Komisyonun icraatlarını ve gelecek yıl için önceliklerini anlattığı geleneksel “Birliğin Durumu” konuşmasını yaptı.

“Birliğin durumuna baktığımda yaptığımız her şeyde enerjik bir ruh görüyorum.” diyen von der Leyen, yüzyılın en büyük sıhhat sorununa aleyhinde verilen mücadelenin, bunların başında geldiğini söyledi.

Von der Leyen, “Birlikte ilerlemeyi seçtik ancak; Avrupa’nın her bölümü hayat kurtaran aşılara erişebildi.” dedi.

On senelerdir görülen en büyük küresel ekonomik krizle mücadelede de birlikte çalışıldığını bildiren von der Leyen, “Kendimce bununla kibir duyabiliriz.” ifadesini kullandı.

Von der Leyen, gelecek sene de bilhassa sürekli salgın tehdidi nedeniyle “sınavdan geçileceğini” dile getirerek “Biliyorum oysa; Avrupa sınavı geçecek.” değerlendirmesini yaptı.

SAĞLIK VE AŞILAMA

“Birliğimiz daha kuvvetli olacak.” diyen von der Leyen, bundan bir sene önce aşının ne süre bulunacağı ya da bulunup bulunamayacağı konusunda veri sahibi olmadığını anımsattı ve şöyle devam etti:

“Bugün bütün eleştirilere karşın Avrupa yetişkin nüfusunun yüzde 70’inden fazlasını tam aşıladı ve dünya liderleri arasında yer aldı. Ürettiğimiz aşıların yarısını dünyanın geri kalanıyla paylaşan tek aktörüz. Avrupalılara 700 milyondan fazla doz aşı sağladık. Hem 700 milyondan pozitif dozu da dünyanın geri kalanında 130’dan fazla ülkeye gönderdik.”

Von der Leyen, “Ivedi ve ilk önceliğimiz düşük gelirli ülkelerde yüzde 1’den eksik aşılama oranı olduğunu düşünerek küresel aşılamayı hızlandırmak. Adaletsizliğin ve aciliyetin durumu ortada.” diye konuştu.

AB’nin 250 milyon dozu taahhüt ettiğini bildiren von der Leyen, “Gelecek senenin ortasına dek 200 milyon doz daha göndereceğimizi açıklayabilirim.” dedi.

Von der Leyen, AB’nin tümü için afiyet konusunda yeni bir hazırlık ve dayanıklılık misyonu önerdiğini ve 2027 itibarıyla 50 milyarlık masraf yapılarak herhangi bir virüsün bitmiş küresel salgın haline gelmesini durdurmak için çalışılacağını söyledi.

Birlikte çalışıldığında daha süratli hareket edildiğini bildiren von der Leyen, buna misal olarak 400 milyon Dijital Kovid Sertifikası dağıtımını gösterdi.

SAVUNMA

“Şimdi ihtiyacımız olan ‘AB Savunma Birliği.’” diyen von der Leyen, şöyle devam etti:

“Dünyanın en gelişmiş güçlerine sahip olabilirsiniz oysa bunları kullanmaya hiç hazırlanmadıysanız neye yararlar? Bizi şimdiye dek geri bırakan, yalnızca kapasite eksikliği değil, siyasi irade eksikliği. Eğer bu siyasi iradeyi geliştirirsek AB düzeyinde yapabileceğimiz fazla şey var.”

Von der Leyen, “durumsal farkındalık” biçiminde sözcük grubu ettiğini belirttiği bir karar alma sistemi kurulması gerektiğine dikkat çekici etti.

AB’nin data ve uzmanlığa sahip olduğunu oysa bunun dağınık olduğunun altını çizen von der Leyen, bunların AB düzeyinde birleştirilmesi ve karar almanın hızlanması gerektiğine dikkati çekti.

Von der Leyen, savunma ekipmanlarının AB içerisinde geliştirilmiş ve yapılmış olmasının önemine de değindi.

Siber güvenlikle ilgili de konuşan von der Leyen, bu alanda AB’yi dünya liderleri arasına koymayı hedeflediklerini ifade etti.

Von der Leyen, “Fransa Cumhurbaşkanı Macron ve ben Avrupa savunmasıyla ilgili bir yükseklik düzenleyeceğiz.” diyerek “Avrupa için bir sonraki seviyeye geçme zamanı.” değerlendirmesini yaptı.

“AB, ABD ile birlikte her zaman daha enerjik olacaktır.” mesajını da veren von der Leyen, NATO ortaklığı çerçevesinde iş birliğinin daha da güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak “NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ile sene sonundan önce arzetmek üzere yeni bir AB-NATO karşılıklı bildirisi üstünde çalışıyoruz.” diye konuştu.

BALKANLAR, TÜRKİYE VE AFGANİSTAN

Von der Leyen, dış politika konularına geldiğinde, Batı Balkanlar’ın geleceğine yapılacak yatırımların AB’nin geleceğine üretilmiş destek sayılacağını söyledi.

AB’nin komşularıyla da ilişkileri istediklerini aktaran von der Leyen, Akdeniz’in yeni gündemini uygulamayı amaçladıklarını söyledi.

Von der Leyen, “Türkiye ile ilişkilerimizin farklı boyutları üstünde çalışmaya devam edeceğiz.” dedi.

Komite Başkanı, konuşmasının Afganistan ile ilgili bölümünde büyük bir açlığın önlenmesi amacıyla bu ülkeye ek insani destek sözü verdi.

“Afganistan’a insani yardımlarımızı 100 milyon avro artıracağız.” diyen von der Leyen, Afgan halkının yanında olmaya devam edeceklerini vurguladı.

Von der Leyen, “ortak dava” için canını veren askerler, diplomatlar ve takviye çalışanlarını unutmayacaklarını, ayrıca özellikle kadın yargıçlar, gazeteciler gibi demokrasi için çalışan şahısların güvenliğinin sağlanması konusunda çalışmaya devam edeceklerini aktardı.

GÖÇ 

Von der Leyen, göç konusuna değinirken son dönemde AB’nin Belarus ile sınırında göçmenlerin Minsk rejimi tarafından koz olarak kullanıldığını söyledi.

Litvanya, Letonya ve Polonya ile dayanışma içinde olduklarını gösteren von der Leyen, “Bunlar Avrupa’yı istikrarsızlaştırmak için yapılan hibrid saldırılardır. Bunlar hoş görülemez. Bunlar münferit vakalar değildir. Öteki sınırlarımızda da daha önce gördük, her tarafta göreceğimizi bekliyoruz.” diye konuştu.

Von der Leyen, Avrupa ülkelerinin göç yönetimi konusunda ortak bir zemin bulması ve iki taraflı göç politikası oluşturması gerektiğini, aksi halde rakiplerinin göçle Avrupa’yı kasıt almaya devam edeceğini ifade etti.

TEMEL HAKLAR

AB Komisyonu Başkanı von der Leyen, üye ülkelerde işini yaptığı için öldürülen gazetecilere değindi ve medya koruma kanununa ihtiyaç duyulduğunu belirtti.

Von der Leyen, AB’nin kendi içinde tutarsızlıkları ve kusurları olduğunu fakat ortak tarih ve değerler temelinde ortaklığa devam edileceğini kaydetti.

EKONOMİK TOPARLANMA

Von der Leyen, AB üyesi 19 ülkenin bu yıl, geriye kalanlarının ise gelecek sene içinde salgın öncesi hesaplı seviyesine dönmesini beklediğini söyledi.

ÇİP SORUNU

AB’nin çip konusunda Asya ülkelerine “aşırı bağımlı” olduğuna dikkat çekici eden von der Leyen, “Avrupa’da üretim hatları istek artışına karşın çip olmadığı için düşük seviyede imal yapıyor.” dedi.

Von der Leyen, Avrupa’da çip üretimi konusunda yeni bir girişim başlatacaklarını, amaçlarının AB ülkelerinde çip üretimini sağlayacak bir ekosistem koymak ve talep güvenliğini arttırmak ve sanki iletkende lider konuma varmak olduğunu vurguladı.

Salgının ulus borç oranlarını arttırdığını ve sektörleri bambaşka biçimde etkilediğini anımsatan von der Leyen, AB ülkelerinin salgın öncesi dönemde millet harcama sınırlarını belirleyen mali kuralların reform edilmesi için bir uzlaşma sağlanması gerektiğini söyledi.

Von der Leyen, bu alanda ilerleme sağlanması için AB Komisyonunun hesaplı yönetim değerlendirmesine karşın görüşmeleri gelecek haftalarda başlatacağını vurguladı.

AB kurallarına göre, normal şartlarda üye ülkelerin bütçe açıklarının GSYH’lerinin yüzde 3’ünü, millet borçlarının da GSYH’lerinin yüzde 60’ını geçmemesi gerekiyor.

AB üyesi ülkeler, salgın sebebiyle geçen sene söz konusu kuralları erteleme kararı almış ve ulus harcamalarını sınırları aşacak seviyelere yükseltmişti.

Avrupa’da ulus harcamalarını sınırlandıran finansal kuralların 2023 yılına kadar askıda kalması bekleniyor.

VERGİ KAÇAKÇILIĞI

AB ülkelerinde aidat adaletsizliği hakkında değerlendirmelerde yer alan von der Leyen, “Şirketlerin kar etmesi hoş fakat bu kar bizim altyapımızın kalitesi, sosyal güvenliğimiz ve eğitim sistemimiz tamamen gerçekleşiyor. bu nedenle şirketlerin adaletli biçimde katkı sağlaması gerekiyor. Ödenti kaçakçılığıyla mücadeleye devam edeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Von der Leyen, çok uluslu şirketlerin faaliyette bulundukları ülkelerde vergilendirilmesi konusunda küresel ölçekte bir anlaşma sağlanması için AB Komisyonunun elinden gelen çabayı göstereceğini açıklama etti.

İKLİM DEĞİŞİMİ

İklim değişiminin “insan kaynaklı” olduğunu vurgulayan von der Leyen, hızla bu durumu değiştirecek adımlar atılması gerektiğini belirtti.

Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın bu konuda AB’nin hedeflerini ortaya koyduğunu anlatan von der Leyen, birliğin 2050 yılına kadar iklime zararsız olma hedefini hukuki olarak bağlayıcı hale getirecek iklim yasasına onaylama verildiğini hatırlattı.

Von der Leyen, “Kirliliğe bir fiyat koyacağız. Kullanılan enerjiyi pak hale getireceğiz. Daha akıllı arabalarımız ve daha temiz uçaklarımız olacak.” dedi.

AB Komisyonunun gelişmekte olan ülkelerin iklim değişikliğiyle mücadelelerine katkı sağlamak için 4 milyar avroluk iklim finansmanı paketi öneri edeceğini belirten von der Leyen, ABD gibi diğer gelişmiş ülkeleri de bu konuda takviye vermeye çağırdı.

Von der Leyen, ticari bağları ve arz zincirini desteklemek, yatırımları ilerletmek nedeniyle “Küresel geçit” adlı bir altyapı stratejisi açıklayacaklarını, ticarette tiryakilik yerine bağ koymak istediklerini vurguladı.

Avrupa’da cebren çalıştırma ile üretilen ürünlerin satılmasına müsade vermeyeceklerini söyleyen von der Leyen, “Ne pahasına olursa olsun insan hakları satılık değildir. bu nedenle zorla çalıştırma ile üretilen ürünlerin pazarımızda yasaklamasını teklif edeceğiz.” ifadesini kullandı.

Von der Leyen, küresel ticaretin “iyi ve zorunlu” olduğunu ama katiyen insanların onuru ve özgürlüğü pahasına yapılamayacağını sözlerine ekledi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here