Yargıda gürültüsüz devir: Vatandaşa “Akla Yatkın süre belgesi” müjdesi

0
10
Yargıda gürültüsüz devir: Vatandaşa
Yargıda gürültüsüz devir: Vatandaşa "Akla Yatkın süre belgesi" müjdesi

Adalet Bakanı Abdülhamit Gül Bağımsızlık gazetesi yazarı Fatih Çekirge’nin sorularını cevaplandırdı.

Yeni adli yılla birlikte vatandaşı rahatlatacak en manâlı müjdelerden biri olan “mantıklı vakit belgesi” ile ilgili Bakan Gül “İşte savcılar, hâkimler, avukatlar, uzmanlar oturduk buna kafa yorduk. Ve her konuya kadar akla uygun süreler belirlendi. Ve bu süreler sisteme işlendi. Eğer bir geç kalma olursa sistem alarm verecek.” dedi.

İşte Fatih Çekirge’nin “Vatandaşa davası için akla uygun süre belgesi” başlıklı yazısı;

Yargı Bakanı Gül, yargıda gürültüsüz devrimin en kayda değer ilk adımını şöyle açıkladı:

MÜJDE:  Hak Bakanı Abdülhamit Gül yeni adli yılla birlikte çok manâlı bir müjde veriyor: “Diyelim oysa, vatandaş savcıya gitti, bir konuda şikâyetçi oldu. Savcı şikâyetin konusuna bakacak. Ve vatandaşa, ‘Senin bu şikâyetin şu kadar günde sonuçlanacak’ diye bir evrak verecek. İşte bu makul vakit belgesi. Vatandaş bilecek oysa şu kadar günde netice alacak…”

NASIL İŞLEYECEK:  Bakan Gül şöyle anlatıyor: “Vatandaşın ricası şudur. Karar adil olsun ve akılcı sürede sonuçlansın. İşte savcılar, hâkimler, avukatlar, uzmanlar oturduk buna kafa yorduk. Ve her konuya kadar makul süreler belirlendi. Ve bu süreler sisteme işlendi. Eğer bir geç kalma olursa sistem alarm verecek.”

ALARM VERİRSE NE YAPILACAK:  “Böyle bir alarm durumunda, o şikâyete bakan savcıya veya davaya bakan mahkemeye gidilecek. Gecikme neden kaynaklanıyor. İncelenecek… Tabii en önemlisi artık, bu süreler hâkim ve savcıların terfilerinde rol oynayacak…”

*

İnsan Hakları Eylem Planı açıklandığında bir not almıştım:

– Böylesine detaylı bir eylem planı nasıl uygulanacak?

Aradan vakit geçti… Unuttuk gitti natürel…

Ve önceki gün bir haber:

“Yargıda kasıt zaman uygulaması, hâkim ve savcıların terfilerinde rol oynayacak…”

Merak ettim…

“Yargıda niyet süre uygulaması” da ne çağrıda bulunmak?

Öyle ya…

Bizde hiç eksilmeyen bir laf vardı:

“Aman içeri düşme, mahkemeye kadar ömrün geçer…”

Sokaktaki bu sözün hukuktaki tercümesi şudur:

“Geciken hak, yargı değildir.”

Peki bu “akla uygun süre” acaba bu sözü ortadan kaldırabilecek miydi?

Hak Bakanı Abdülhamit Gül’ü aradım…

Bakan Gül her zamanki samimiyeti ile her sorumu cevapladı.

İlk sözü de şu oldu:

“Vatandaş diyor ama… ‘Karar adil olsun. Yargılama mantıklı sürede bitsin…’ Biz vatandaşın bu beklentisini nasıl karşılarız. Neler yapmalıyız. Buna kafa yorduk. Ve böyle bir uygulama gelişti. Adaletli karar verilmesi için bu reformda onlarca, yüzlerce hedefimiz var.”

– Peki bu kullanım geciken yargı endişesini çözecek mi?

Bakan Gül bu soruya yeniden aynı candan yanıt verdi: 

“Natürel bu bir sihirli değnek yok. Yani bir çırpıda her şey jurnal güneşlik olacak diye bir şey yok. Fakat bir mücadele ve maksat var. Bu niyetle biz 2023’e değin an be an bunları yapacağız. Çünkü neler yapılması lazım diye bir hedefimiz var. Sonuçta bugün bile ben bir karar görüyorum. Bu nasıl karar diyebiliyorum. Ama inanıyorum ki 2-3 senede bu gedikler kapatılacak. Vatandaşım daha iyiye gidişi görecek.”

Ve bir başka soru:

– Peki Sayın Bakanım bu makul vakit nasıl uygulanacak? Kriterler belirlenmiş mi?

MAKSAT SÜRECİN AMACI:

Bakan Gül burada fazla kayda değer bir ayrıntının altını çiziyor:

“Kasıt ivedi muhakeme etmek değil. Makul sürede yargılamak… Düşünün fakat, savcıların önünde yüzlerce şikâyet dosyası ve bir o kadar dava var. Derhal yapılan uygulamaya tarafından bir dava hangi sürede bitmelidir. Eğer bu süreyi aşarsa orada bir SOS vardır. Sistem alarm verir. O alarmın nedeni incelenecek. sonuç olarak vatandaş dava açarken, yargı bir taahhütte bulunuyor. Diyor fakat senin bu davanı şu dek günde, ayda, yılda bundan böyle konusu neyse sonuçlandıracağım.”

AKLA UYGUN SÜRE NASIL HESAPLANDI:

Bakan Gül akla uygun sürenin nasıl hesaplandığını ve uygulamanın nasıl işleyeceğini de şöyle açıkladı:

“Şüphesiz dava konularına tarafından akılcı vakit nedir diye, hâkimler, savcılar, akademisyenler, uzmanlar oturdular ve günlerce yüzlerce başlık aşağıda çalıştılar. Mesela, yaralamayla ilgili bir soruşturmanın mantıklı süresi nedir? 50 ya da 80 gün diyelim. Bu belirlenen vakit sisteme kaydedilmiş. Diyelim ki herhangi bir adliyede böyle bir yaralama davasında vakit aşılmış. Sistem alarm veriyor. Niçin gecikti? İşte o alarm üstüne oraya dönülecek bakılacak. Diyelim fakat savcı görevini yapmış. Polise yazmış, adam yurtdışına çıkmış aranıyor. Eğer gecikmede mantıklı bir şey varsa mesele değil. Lakin orada bir birikim varsa ona bakılacak, personel mi beceriksiz, mevzuatta tıkanıklık mı var. Onlara bakılacak.”

LABORATUVAR UYGULAMASI

Abdülhamit Bey bir diğer ayrıntısıyla uğraşma daha veriyor:

“Davalarda da böylece. 150 günde bitmesi gereken bir dava niçin gecikti. Bu sistemde görülecek. Bu dava uzamışsa nedenine bakılacak. sık sık hâkim değiştirilmiş olabilir. Taraflar da davayı uzatmış olabilir. Bunlar ortaya çıkacak. Ve uygulamaya kadar düzeltmeler yapılacak.”

YARGILAMA SÜRESİ İÇİN VATANDAŞA DOKÜMAN

Ve işte en manâlı gelişmeyi Bakan Gül şöyle açıklıyor:

“Daha önce bu sistemi hazırlamıştık. Fakat pandemi erteledi. Bu adli yılla birlikte diyeceğiz ki: Ey vatandaşım, senin savcılığa yaptığın şikâyetin konusuna tarafından ne vakit sonuçlanacağına dair belge vereceğim. Orada akla yatkın süre yazacak… Yani savcı şikâyete gelen vatandaşa diyecek ama; senin bu şikâyet konuna göre ben bu davayı şu değin zamanda ya açacağım, veya takipsizlik vereceğim. Benzer şey davalar için geçerli. Duruşma o akla uygun süreyi vatandaşa verecek… Diyelim oysa tazminat davası açtın. Devlet bir doküman veriyor. Şu değin günde bitireceğim diye… Bu bir devir natürel.”

VATANDAŞIMIZ HER GEÇEN GÜN OLUMLU GELİŞMEYİ HİSSEDECEK

Bu noktada soruyorum:

– Yurttaş bu manâlı gelişmeyi nasıl ve ne vakit hissedecek?

“Bu adli yılla birlikte, yoğunlukla başlayacak. Sahiden 2019’da başlatmıştık. Fakat pandemi çok kötü etkiledi. Derhal hissedilecek. Yurttaş olumlu anlamda görecek. HSK’nın da burada kayda değer bir rolü olacak. Hâkim savcı terfilerinde artık ‘makul süre’ da bir kıstas oluyor. Çabuk olun demiyoruz. Akla Yatkın sürede yargılayın diyoruz. HSK buna göre de terfilere bakacak.”

Evet, Yargı Bakanı Abdülhamit Gül’le yaptığımız sohbetin özeti böyle…

Bakan Gül daha detaylı ve detaylı bilgilere ulaşmam için Adalet Bakanlığı Taktik Geliştirme Başkanı ve Bakanlık Sözcüsü Ertuğrul Çekin’le de bir sohbet imkanı verdi.

Çekin, büyük bir heyecanla yapılanları anlatıyor.

Çekin’in verdiği şu bilgi çok manâlı:

“Bundan Böyle mahkemeler amaç süreleri UYAP ekranlarında görebilmektedir. Buraya geç kalma nedenlerini yazabilmektedirler. Böylece bütün gecikmeler sisteme otomatik olarak düşmektedir…”

Arkadaşlar, anlıyorum ama…

Bu kararların peşinde çok önemli bir emek var. Onlarca, yüzlerce birey, hâkim, savcı, uzman, akademisyen çalışıyor.

Abdülhamit Bey’le ne süre konuşsam, umutlanıyorum.

Ertuğrul Çekin’in sesindeki o sahicilik ve coşku beni daha da umutlandırdı…

Detaylara devam edeceğim…

KAYNAK: HÜRRİYET GAZETESİ – FATİH ÇEKİRGE

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here