Yeni bakanlıklar kuruluyor! Biri belli oldu iddası

0
8
Yeni bakanlıklar kuruluyor! Biri belli oldu iddası
Yeni bakanlıklar kuruluyor! Biri belli oldu iddası

Kanal 7 Ankara Temsilcisi ve Yeni Şafak Yazarı Mehmet Acet, bugünkü “Laiklik tartışmalarına niçin döndük?” başlıklı yazısında Edremit’teki skandal görüntülere tepki göstererek, “Böyle bir korku iklimini yayanlar, şimdiden böyle yapıyorlarsa, iktidara geldikleri takdirde nasıl bir Türkiye yapı etmek isteyeceklerdir acaba?” açıklamasında bulundu.

Yeni bakanlık iddialarına da değinen Acet, “Duyduğuma göre, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, yeni ihtiyaçları dikkate alarak yeni bazı bakanlıklar kurulması yönünde bir çalışma yürütüyormuş.” diye yazdı.

Mehmet Acet’in bugünkü köşe yazısı şu şekilde:

“Bendeniz Ankara’ya geleli 16 yıl oldu.

Bu 16 yılın ilk 5 yılında, Başkentin dört bir yanı laiklik tartışmalarından geçilmiyordu.

Son 11 yılı ise, bu tartışmaların hızlı bir şekilde sönümlenerek gündemden düşmesine tanıklık ederek geçirdik.

Aslına bakarsanız bunun sebebi, “laikliğin elden gitmesi” değil, bir gerilim alanı olmaktan çıkması idi.

Laiklik adına getirilen yasaklar, kısıtlamalar kaldırılınca bu enerji bitiren meselenin, özünde bir ‘normalleşme’ meselesi olduğu fark edildi.

Hatırlatmak isterim, fazla da gerilerde olmayan şöyle günlerden geliyoruz:

2007 yılında AK Parti ve MHP müşterek bir çalışma yürütmüş, başörtüsü yasaklarının hiç olmazsa üniversite öğrencileri için serbest bırakılması için Meclis’ten bir kanun çıkarılmış, dönemin Özgürlük gazetesi bu gelişmeyi “411 el kaosa kalktı” diye duyurmuş, aradan birkaç ay geçtikten sonradan da kimsesiz iktidarda olan AK Parti için laiklik karşıtı eylemlerin odağı olma suçlamasıyla kapatma davası açılmıştı.

Sonra köprünün altından çok sular aktı gitti.

2010 tüzük reformunun ırk tarafından kabul edilmesiyle eşzamanlı olarak laiklik gerekçesiyle getirilen yasaklar an be an kaldırıldı.

Kaldırılınca, kaldırılmadan önceki korkuların, toplum gerçekliğiyle ve iktidardakilerin niyetiyle örtüşmeyen ‘yapılmış’ fobilerin hiçbirinin bir karşılığının olmadığı fark edildi.

Laiklik geriliminin azalması ve gündemden düşmesiyle memleket rahatladı.

Lakin son günlerde yoğunlaşan tartışmaların da gösterdiği gibi, bu rahatlık bir kesime her zaman batmaya devam etti.

Son dönemde odak noktasında yeniden ‘laiklik’ olan tartışmalarda yaşanan artış işaret bir hal almaya başladı.

Din ve vicdan özgürlüğünü garanti altına bölge, inanç farklılıklarını gözeten yönüyle yok, engelleyici, sınırlayıcı yorumunu öne çıkartan yorumlar eşliğinde bu yapılıyor alt.

Yargıtay binasının açılışının dualarla yapılmasına gösterilen tepkiler bunun son örneklerinden biri oldu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin hatırlattığı gibi, açılışta yapılan duaya ‘anayasal kabahat’, ‘Taliban’la aynı şey isteniyor’ gibi yakıştırmalar yapıldı.

Bahçeli’nin “Diyanet İşleri Başkanı’nın duasına tahammül edemeyenler böylece bir noktaya gelmişlerdir ki, Atatürk’e ve laikliğe savaş açıldığını bahis edecek dek izan ve insaflarını kaybetmişlerdir” şeklindeki sözlerinin de altı çizilmeli.

Mümtaz Soysal’ın laiklikle ilgili 1974’te çıkardığı 100 soruda Tüzük’nın anlamı isimli eserinde dillendirdiği bir görüşü var.

Orada şöyle diyor:

“Laik devlet, yalnız dinsel kurallarla iş görmeyen bir devlet olmakla kalmamalı, bununla beraber dinin vicdanlara itilmesi için gerekli tedbirleri de alabilen devlet olmalı.”

Böyle bir yorumu zorlaya zorlaya gittiğiniz takdirde, iş bir noktadan sonradan laiklik üzerinden inançların korunması ilkesi şöyle dursun, laiklik üzerinden inançlara hücum seviyesine gelebiliyor.

Hatırlayalım, geçenlerde bir tiyatro sanatçısı, “70 senedir bu ülkeyi din bağımlısı hükümetler yönetiyor. Ona rağmen 70 senedir inadına tiyatro yapıyoruz.” demişti.

Bu sözlerdeki 70 sene vurgusu kayda değer.

1950’ya bir gönderme var burada.

Demek ama, halk müziği iradesinin yönetime dâhil olduğu çok partili döneme karşısında bir düşmanlık, tek parti dönemine bir özlem var bu kavrama sahiplerinde.

Hadi, bunu diyen kişi ‘artislik’ yapmış diyelim, dün Balıkesir’den gelen görüntülere ne demeli?

CHP Edremit Belediyesi ile Modern Yaşamı Destekleme Derneği kadar düzenlenen programda, çarşaf içindeki bir kadının zincire vurularak aşağılanmasını bildiren görüntüleri kastediyorum.

Böyle bir nefret edilen şey iklimini yayanlar, şimdiden böyle yapıyorlarsa, iktidara geldikleri takdirde nasıl bir Türkiye yapı etmek isteyeceklerdir acaba?

YAKINDA YENİ BİR BAKANLIK GELEBİLİR

Duyduğuma kadar, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, yeni ihtiyaçları dikkate alarak yeni bir takım bakanlıklar kurulması yönünde bir alıştırma yürütüyormuş. Bu çerçevede bir süredir tartışması yapılan Göç Bakanlığı fikri, olgunlaşma safhasına gelmiş. Tekrar duyduğuma kadar önümüzdeki MYK toplantılarından birinde Erdoğan bu konuyu gündeme getirip nihai kararını verecekmiş.

Yangın ve sel felaketleri sonrası, iklim değişiklikleri ve afetlerle ilgili koordinasyonu yürütecek bir bakanlık oluşturulması yönünde de bazı us egzersizleri yapılıyormuş. İkisi ansızın olur mu bilmiyorum fakat denilene göre, Göç Bakanlığı meselesi ‘adı konulacak’ ayla gelmiş durumda. Bekleyip görelim.”

KAYNAK: YENİ ŞAFAK

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here